Ekonomi çok mu iyi?

Sürekli olarak tekrar edilen ve "büyük" bir gerçek gibi sunulan bir görüş var: "Ekonomi iyiye gidiyor."

Haberin Devamı

Sürekli olarak tekrar edilen ve "büyük" bir gerçek gibi sunulan bir görüş var:

"Ekonomi iyiye gidiyor."

Bunun kanıtları olarak da bazı kavramlar ve rakamlar konuşuluyor, yazılıyor. Ekonomi uzmanları dışında kimsenin anlamadığı bu kavramlar ve rakamlar söylendikçe başlar sallanıyor, hükümet çevreleri "işte, durumu görüyorsunuz" diye göz kırpıyor.

Hükümet çevrelerinin ve hükümet yanlısı görüş sahiplerinin büyük tepki gösterdikleri bir de uyarı var ama. Bu uyarıyı gündeme getirenlerin söylemek istedikleri basit: Türk ekonomisi henüz kırılganlığını atlatmış değildir, programda en küçük popülist bir sapma bile ekonomiyi tekrar kriz eşiğine getirebilir.

Bunu IMF de söyleyince cevap şu oluyor: "Türkiye'yi biz yönetiyoruz, bunlara biz karar veririz..."

Türkiye'yi büyük krizlere başkaları sokmadı ki, hep Türkiye'yi yönetenler sürükledi. Bu yüzden; onlara güven olmadığı için IMF geldi, Dünya Bankası geldi ve bugünkü programın uygulanması için zorladı.

Ekonomistlerin bazıları da durumu basit olarak anlatmaya çalışıyor. İşte basit bir tablo:

* Türkiye Cumhuriyeti bütçesinin yüzde 40'ı borç faizlerine gidiyor. Borçlara değil borç faizlerine! Sürekli faiz ödeniyor ve borç oranı da sürekli olarak artıyor. Faizler düştü diye sevinmenin anlamı da, gelecek dönemlerdeki borç faizlerinin biraz daha az olacağıdır.

* Bütçenin yüzde 15'i "kara delikleri" kapamaya gidiyor. Bu kara deliklerin en büyüğü de hâlâ sosyal güvenlik alanında. Önceki "yöneticiler" bu kara deliğin büyümesi için ellerinden geleni yaptı, şu anda da bunun kapatılması yönünde ortada herhangi bir çalışma yok.

Susturmakla düzelse...
İşsizlik konusu açıldığında da ortaya yine karışık istatistikler atılıyor. Oysa gerçek yine basit: İşsiz sayısı azalmıyor.

* Rakamlarda yapılan bütün oynamalara rağmen çalışma yaşında olan 2,5 milyona yakın kişi işsiz. Bu sayıya "ev kadını" durumunda bulunanlar dahil değil. Bu konudaki hesaplar daha önce esnetilebileceği kadar esnetildiği için artık kafaları karıştırmak da mümkün değil.

18 yaşından büyük ve öğrenci olmayan 2,5 milyon kişinin işsiz olması birçok toplumsal sorunu da yine basit bir şekilde açıklıyor.

* Türk ekonomisi "dış" baskılarla bu noktada duruyor. Ama temel hastalıklar da olduğu gibi duruyor.

"Ekonomi çok iyi" diye böbürlenebilmek için ortada hiçbir neden yok. Ekonomi dünyası da bunu söylemeye çalışıyor. Ve her uyarısında da karşıdan azar işitiyor.

Bu da bir yönetim üslubudur, ama tek parti gücüyle herkesi susturmanın ekonomiye herhangi bir faydası olduğu görülmemiştir.

DİĞER YENİ YAZILAR