Eğrisi doğrusu

Fransa Başkanı Chirac’ın Erdoğan’a Ermeni soykırımını inkâr yasası konusunda sözlü teminat vermesiyle gereksiz bir gerginlik sona erdi gibi görünüyor

Haberin Devamı

Fransa Başkanı Chirac’ın Erdoğan’a Ermeni soykırımını inkâr yasası konusunda sözlü teminat vermesiyle gereksiz bir gerginlik sona erdi gibi görünüyor.

Ancak bu, Ermeni sorununun bittiği anlamına gelmiyor. Ermeni tehciri çevresindeki tartışma daha da yoğun olarak sürecektir.

Konunun sıcak tutulması, Türkiye’yi Avrupa Birliği dışında bırakmak isteyen siyasi güçlerin güncelliğini koruyan bir taktiği olmaya devam edecektir.

Çünkü konu, özellikle tepki gösterme şekline de bakılarak, hep Türkiye’nin bir zayıflığı olarak görülecek. Türkiye’yi bu kadar öfkelendiren bir konunun malum siyasiler tarafından kullanılması da kaçınılmazdır.

***


Meselenin haksız yere Türkiye’nin “yumuşak karınlarından biri” olarak görülmesine ve kullanılmasına yine ilgili ilgisiz Türklerin yaptığı yanlışlar neden olmuştur.

Bu da Türkiye’de meseleyi ele alma ve tartışma şeklinin tümüyle değiştirilmesini gerekli kılıyor.

1915’te, adına ne denirse densin, insanlık dışı olaylar yaşanmış, bununla ilgili olarak davalar görülmüş, resmi görevli olan bazı kişiler cezalandırılmıştır. Ne var ki meseleyle ilgili hemen her şey toplumsal bellek dışına atılmıştır. Bunun nedenleri de tartışılabilir, ama sonuçta Türk toplumu, uzun yıllardır habersiz kaldığı bir meseleyle suçlandığında duygusal tepkiler öne çıkıyor. Türkiye’yi zayıflatan unsurlardan biri de budur.

Üstelik içeride tartışma, tümüyle “Türk’ün Türk’e propagandası” şeklinde ve kaba milliyetçi formüllerin tekrarına dayanan kısır bir üslupla yürütülüyor. Konuyla ilgili en temel bilgilere dahi sahip olmayanlar kendilerinin ne kadar milliyetçi olduğunu göstermek için bu meseleyle ilgili yalan yanlış çığlıklar atarak konunun daha da karmaşık hale gelmesine yol açıyor.

Ermeni tehciri olayına değinen kitapların, ortada bunca tartışma varken inanılmaz derecede düşük miktarlarda satılması ve okunması bile temeldeki gerçeği gösteriyor.

***


Fransa olayının olumlu bir sonucu da vardır. O da şudur: Türkiye’nin doğrudan bir suçlamaya hedef olmaması gerektiği, üstelik Fransız basının kuvvetli yayınlarıyla ilk kez anlatılmış oluyor. Ancak mesele bununla bitmeyecektir. Türkiye’nin kendisini hedef olmaktan tümüyle çıkarması için daha çok ve etkili şekilde tartışmaya başlaması gerekiyor. Bunun ilk koşullarından biri de ucuz formüllerle bağırıp duranların susmasıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR