Haberin Devamı
CHP Genel Başkanı, daha önce söylenmiş bir formülü, çok talihsiz bir günde tekrarladı: “Darbe edebiyatından bıktık.” Talihsiz bir gün çünkü bu sözü, devletin istihbarat örgütünün bir belgesindeki ülkenin başbakanına karşı bir suikast hazırladığı bilgisinin açığa çıktığı gün söyledi.
Doğrudur, “darbe edebiyatından bıktık”, ama darbe edebiyatından bıkmadan önce darbelerden ve hâlâ kafalarında darbe planları olanlardan bıkmak gerekiyor.
Askeri darbelerden, askeri müdahalelerden, askeri güç kullanılarak siyasi hayata yön verme girişimlerinden bıkacaksınız ve bunu kuvvetli bir şekilde göstereceksiniz ki edebiyatından da bıkmak hakkına sahip olasınız.
Daha dört yıl önce, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tartışılmaz yetkisinde olan bir cumhurbaşkanı seçimine müdahale edildiği sırada, buna açık açık karşı çıkmadıysanız, mensubu olduğunuz siyasi parti bu müdahaleye açık destek verdiyse “darbe edebiyatından bıkma” aşamasına gelmek için daha çok demokrasi ekmeği yemeniz gerekiyor.
Hâlâ 12 Eylül darbesi konuşulduğu sırada, insanlar o ortamın nasıl hazırlandığını unutup veya kötü niyetle unutturmaya çalışıp “o darbe sayesinde hayatımız kurtuldu” diyerek darbe şakşakçılığı yapıyorsa “darbe edebiyatından bıkma” hakkınız yoktur. Tabii kendinize solcu, demokrat, sosyal demokrat diyorsanız yoktur.
Eğer, sandıktan çıkarak, siyasi mücadeleyle halka fikirlerinizi benimseterek, halkı inandırarak iktidar olma umudunuz yoksa, iktidara sığışmak için silahlı güçlerin size bu yolu açması gibi bir umutla siyaset yapıyorsanız, bu kadar darbeyi, bu darbelerden sonra yaşananları unutarak, unutturarak “edebiyatından” bıkarsınız.
“Kim darbe yapacakmış?”
Böyle bir soruyu 27 Mayıs’ı, 22 Şubat’ı, 21 Mayıs’ı, 9 Mart’ı, 12 Mart’ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı, 27 Nisan’ıÖ Bunların hepsini unutmuş olarak soruyorsanız, hafızanızı tazeleyin, o gün açıklanmış suikast girişimi haberini okuyun, biraz düşünün.
“Darbelerle korkutanlar”dan bıkmadan önce, ülkeyi sürekli olarak “bölecekler”, “irticanın eline düşürecekler” diye korkutarak demokrasiden uzak tutanlardan bıkın.
Bir “korkutma”ya karşı çıkacaksanız, bütün “korkutmalar”a karşı çıkın.
Bunların üzerine düşünürseniz, neden iktidar adayı olamadığınız sorusuna cevap bulmaya biraz daha yaklaşırsınız.

