Irak’tan gelip teslim olan PKK’lıların gösteriyle karşılanması, “düşmanlık cephesi” nin yeni malzemesi oldu. Savcıların sınır kapısına gitmeleri de “ayaklarına gitmek” olarak eleştiriliyor.
Savcıların kapıya güvenlik nedeniyle gittiklerini anlamamak için ya aşırı kötü niyetli olmak ya da mantığını kaybetmiş olmak gerekir.
Devletin güvenlikle ilgili birimlerinin üst düzey yöneticilerinin de bölgeye gitmiş olması olayın titizlikle ele alındığını gösteriyor.
NASIL OLMALIYDI?
Sınırdan girenleri jandarma alsa, ellerine kelepçe takıp ağır ceza mahkemesinin olduğu bir şehre doğru karayolundan götürse, o şehrin adliyesinde bunların ifadeleri bir tek savcı tarafından günlerce alınsa... Bu durumda ortaya çıkacak gerginlik görüntüleri “savaş cephesi” ni çok memnun edecekti.
Şehrin ortasında kimsenin hâkim olamayacağı gruplar güvenlik güçleriyle çatışsaydı... “Kin ve nefret cephesi” bu görüntülerden çok memnun kalacak, “yaşasın silahlar susmayacak” diye sevinecekti. Taş atan çocukların da en ağır cezalara çarptırılmasını isteyeceklerdi, PKK’nın yeni kan ve militan kazanmasından hoşnut olacaklardı.
Dünyanın o görüntülere bakarak “bu işi yine beceremediler” demesine de çok memnun kalacaklardı. İspanya’nın, İngiltere’nin, Fransa’nın başardığını Türkiye’nin yine başaramadığını görüp “bu ülkeye barış filan gelmez” diyenlerin sayısının artmasına da sevineceklerdi.
PKK içinde savaşın devam etmesini isteyen unsurların, Kürtlere “görüyorsunuz, teslim olup da hakkında suçlama bulunmayanlara bile böyle davranılıyor” diyerek barış umutlarını söndürme çalışmalarına da pek sevineceklerdi.
DTP’NİN SORUMLULUĞU
DTP içinde de silah bırakma sürecini bir “zafer” gibi sunmaya çalışanlar olduğu görülüyor. Hükümet bunların oyununa gelir, barış sürecini “kim kazandı” tartışmasına çevirirse, kuşkusuz “açılım” çok büyük yara alır.
Bu aşamada sorumluluk yine DTP’ye düşüyor. Barış sürecini herkesin anlaması, anlamsız korkuların giderilmesi için şu anda DTP’nin ilk yapması gereken, gösterileri durdurmaktır.
Türkiye, bütün demokrasi ve barış iradesini hem PKK ve DTP hem de MHP ve CHP içindeki “savaşa devamcılar” ın oyunlarına gelmemek, bu yoldaki bütün kışkırtmaların üstesinden gelmek için sürekli uyanık tutmak durumundadır.
Silahların susması ve demokrasinin gelişmesi için “son şans” sözünün kullanılması bile sorumluluğun büyüklüğünü gösteriyor.
Düşmanlık kışkırtması
Haberin Devamı

