Durmamalıdır

Turgut Özal'ın alaturka rahatlığının Türk siyasetine bıraktığı olumsuz miraslardan biri, siyasetçinin, hatta bakanların kendi ticari işlerini yürütmesine gösterilen hoşgörüydü. O hoşgörünün sonucu olarak bakanlar ticaretle uğraştı, zengin oldu

Haberin Devamı

Turgut Özal'ın alaturka rahatlığının Türk siyasetine bıraktığı olumsuz miraslardan biri, siyasetçinin, hatta bakanların kendi ticari işlerini yürütmesine gösterilen hoşgörüydü. O hoşgörünün sonucu olarak bakanlar ticaretle uğraştı, zengin oldu.

Bu konu herhangi bir yasayla sınırlandırılmıştır. Ama halkın olaya hoşgörüyle baktığını söylemek de mümkün değildir.

Mesele basit ve açık bir "nüfuzu kötüye kullanma" durumudur. Önemli bir bakanın oğlu, kızı ya da kardeşi gelip bir iş teklifinde bulunup belli şartlar ileri sürdüğünde muhatabının bunları reddetme cesaretine sahip olması beklenemez.

Bugün Türkiye'de "devlet"in gücü ekonomik hayatta da çok büyüktür. İstenilen kişi zengin edilir istenmeyen batırılabilir. İş hayatındaki herkes de bunu bilir. Hatta birçoğu gün gelip "devletin desteğine" ihtiyacı olabileceğini düşünür ve ona göre davranır.

Bu "tedbirli davranma" sisteminin önemli bir parçası da "devlet büyüklerinin" kendileri veya yakınlarıyla iş ilişkisi kurmak ve onların "suyuna giderek" ilişkileri sıcak tutmaktır.

Bir bakanın oğlu gelip de işlerini takip etmek ve karşılığında şu kadar ücret almak istediğini söylediğinde buna hayır diyecek bir kişinin Türkiye'de bulunmadığını açıkça söyleyebiliriz. Daha da vahimi, sorunu olan ya da ilerde olabileceğini düşünenler, bu bakan oğlunun kapısında kuyruğa girer.

Bu sistem son yirmi yılın siyaset hayatına damgasını vurmuş ve siyaseti derinden yaralamıştır.

Sahip çıkılabilir mi...
Ağır "temizlik" iddialarıyla oy alan AKP hükümetinin bu sistemin dışında kaldığını söylemek zordur. Bugün hakkında suçlamalar devam eden Maliye Bakanı bir süre önce "Oğullarım ne yapsın evde mi otursunlar" demişti.

Bu sorunun cevabı çoktan verilmiştir: Eğer siz Bakan koltuğunda oturacaksanız çocuklarınız evde oturacaktır, eğer onlar ticarete devam edecekse de siz evde oturacaksınız.

Hem milletvekili olup, bakan olup, hem de ticarete devam etmenin savunulacak hiçbir yanı yoktur. Maliye Bakanı'nın adının yumurta reklamlarında yer almasının savunulacak bir yanı olamaz.

Türkiye Cumhuriyeti'nde en önemli görevlerinden birinde bulunan bir kişi, kendi adını yumurta reklamlarında görmekten rahatsız da olmuyorsa, sorun büyüktür. Ve eğer bu bakan çocuklarına söz geçiremiyorsa, evde oturması için ortaya bir neden daha çıkmış demektir.

Maliye Bakanı tek örnek değildir, ama en göz önündeki örnektir. Bu bakanı "feda etmemek" demek, başkalarının da aynı işleri yapması için yolu açmak demektir. Bu bakana sahip çıkmamak ise gerçekten temiz siyaseti istemek ve bugüne kadar ağır kirlilik yaratmış olan "nüfuz suiistimalinin" her türlüsüne karşı olmak demektir.

* AKP hükümetinin geleceğiyle ilgili birçok önemli gelişmenin kilidi bugün görevde olan Maliye Bakanı'yla ilgili alınacak tavır olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR