Dünyanın korkusu

Haberin Devamı

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak topraklarında operasyon yapması için hükümete yetki veren tezkere Meclis’ten geçti. DTP’liler dışında hayır oyu kullanılmadı, daha önce tezkereye itiraz sesleri çıkartmış olan Kürt kökenli AKP’liler de hayır diyemedi.

Dünya, Ankara’nın bu tezkere

ile Kuzey Irak’ta “terörist yuvası vurma”nın ötesinde askeri faaliyetlerde bulunacağından kuşkulanıyor. Böyle bir durumda Türkiye açısından neler yaşanabileceğinin

üzerinde defalarca durduk.

Bunun özeti şudur: Türkiye, Kıbrıs’tan sonra bir kez daha “terör” gerekçesiyle başka bir ülkenin toprağını işgal etmiş bir devlet olarak görülecek ve uluslararası camiada büyük tepkilerle karşılaşacaktır.

Meclis’te konuşan CHP ve MHP sözcüleri bunun göze alınmasını ve hedef olarak Kuzey Iraklı Kürtlerin de belirlenmesini istemişlerdir.

***


1974 Kıbrıs savaşını hatırlayalım. Türkiye birinci harekâtla Türk kökenli Kıbrıslıların güvenliğini sağlamış, ancak ikinci harekâtla Kıbrıslı Rumların topraklarını işgal

etmiştir. O zaman bunun gerekçesinin güvenlik olduğu söylenmiş, ancak Türkiye

o gün bugün bütün dünyada “işgalci” konumundan çıkamamıştır.

Dünyanın korkusunun bir yanı budur, yani Türkiye’nin Kuzey Irak’taki operasyonunun bu bölgenin iç işlerine müdahale niteliği kazanması ve özerk Kürt yönetimi ile savaş durumuna geçilmesi.

Batı medyasında günlerdir bu mesele önemli bir haber ve yorum konusu olmaya devam ediyor. Bu arada Türkiye’den

oldukça uzakta yapılan yorumlar, tahlillerle dün Meclis’te yapılan konuşmalardaki

basitlik arasındaki fark da dikkati çekiyor.

Meclis böyle önemli bir karar alırken, mensupları bunun sonuçları üzerine herhangi bir siyasi tahlil yapmamış, “tribüne oynayan” konuşmalarla yetinmişlerdir.

***


Kıbrıs küçük bir adaydı, hâlâ da öyle, ama Irak, Orta Doğu’daki büyük savaşın alanlarından biridir. Bu savaşın tarafları arasında ABD vardır, radikal dinciler vardır, Şiiler, yani İran ve Suriye vardır, Filistinliler vardır, İsrail vardır. Lübnan da savaş alanının bir parçasıdır. Dünya bu alanın Kuzey Irak ve Türkiye’nin katılmasıyla çok daha büyümesinin getireceği büyük sıkıntıları görmeye çalışıyor. Ama bu durumda onlara düşen de Türkiye’nin canını acıtan terör sorunu konusunda farklı bir tavır almaktır.

Türkiye’nin son derece haklı olduğu bir meselede çok ciddi bir adım atmış olmasını Batı daha yakından görmek ve anlamaya çalışmak zorundadır.

Tabii ki bunu sağlayacak önemli unsurlardan biri de Ankara’nın göstereceği siyasi ve diplomatik performanstır.

Tezkere kullanılmadan herkes kendi yanlışını görme zamanını doğru kullanır ve belli bir aşama sağlanırsa bundan en fazla Türkiye, Türk halkı ve Kuzey Irak Kürtleri kazançlı çıkacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR