Düğünün zurnası

Çok eskilerde, tek eşlilikten önce ortaya çıkmış düğün işi. Sonra yüzyıllar boyunca ifade ettiği anlam değişikliğe uğramış

Haberin Devamı

Çok eskilerde, tek eşlilikten önce ortaya çıkmış düğün işi. Sonra yüzyıllar boyunca ifade ettiği anlam değişikliğe uğramış, iki insanın evlenmesi nedeniyle yapılan bir tören olan "düğün" farklı anlamlar kazanmış. Zaman içinde, güç ve zenginliğe işaret eden bir boyut kazanmış. Gelişmiş toplumlarda, halen bir "asil" çevre düğünlerle eski gösterişli günlerini anıyor bir de pop starlar düğünlerle efsanelerini güçlendirip reklamlarını yapıyorlar. Bizde kırlık yerlerde "ağa" düğünleri yapılır, fakir fukara yer içer, ağanın gücüne bağlılık bildirir. Ülkemizde kapitalizmin normal seyri yaşanmadığından, zenginler zenginliklerini göstermek için gösterişli düğünler yaparlar. Kimin daha zengin ve güçlü olduğunun işaretleri bu düğünlerle verilir. Sünnet düğünleri de evlenme düğünleri ile aynı muameleye tâbidir, bu düğünlerde yapılan harcamanın kuvveti düğün sahibinin kuvvetini gösterir, gelen hediyelerin ağırlığı da düğün sahibine gösterilen saygının işaretidir.

Zenginlik zor zanaat..
Kapitalizmin bahtsız bir şekilde geliştiği bizim gibi ülkelerde düğünler görgüsüzlük gösterisi olmuşlardır. Köyden gelen silah atma alışkanlığı beş yıldızlı otellere taşınmış, "masraftan kaçınılmadığı" gösterilmek için bunun yanına bir de havai fişek gösterisi eklenmiştir. Çünkü yeni zenginler kendilerine "sosyete" adı verirken köyden getirdikleri adetleri de terketmek istemezler ama en yeni ve en pahalı işlerden de kaçınmazlar. Böylece bir "kesime" özgü düğünler artık toplum yaşantımızın olağan unsurlarından biri olmuştur. Çünkü bu kesim yeterince zengin olup olmadığından emin değildir, zenginliğini herkese göstermek ihtiyacındadır; gücünden emin değildir gücünü herkese kanıtlamak ihtiyacındadır. Sevilmediğini bilir bu yüzden çok sevildiği görüntüsünü yaratacak kadar çok hediye almak ihtiyacındadır.

Hangisi güzel?
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın oğlu da dün akşam binlerce konuğun katıldığı "görkemli" (birçok yayın organında bu cümle kullanılacaktır,) bir törenle dünya evine girdi. Bu yazı yazılırken nikâh töreni henüz başlamamıştı, ama neler olacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Binlerce kişi kendilerini Başbakan'a göstermek için ellerinden geleni yapacak, bu binlerce insan hediye yarışına girerek Başbakan'a bağlılığını bildirecek. Türkiye'nin Başbakanı'nın böyle bir güç ve sevgi gösterisine ihtiyacı var mı? Bu soru bile bu düğün meselesine başka bir açıdan bakmayı gerektiriyor. Eğer Başbakan in oğlu, yalnızca ailelerin ve yakınlarının katıldığı sade bir törenle evlenseydi Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı gücünden ve halkın sempatisinden bir şeyler mi kaybederdi, yoksa "gerçek gücüne" biraz daha güç katar, daha fazla sempati mi toplardı? Kapitalizmi yamuk yumuk yaşadık, zihniyet değişimini ise hastalıklarımızı yanımızda sürükleyerek gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR