Son günlerdeki olayları, ardı ardına gelen bazı gelişmeleri bir araya getirdiğimiz zaman "o" soruyu sormak zorunda kalıyoruz: "Acaba yine düğmeye mi basıldı?"
İlk olay Nevruz kutlamasıydı. İki çocuğun eline, "henüz kimliği tespit edilmemiş" olan bir "takım elbiseli" yetişkin bayrak verdi ve yakmalarını istedi. Olayın video görüntüleri çekilmişti, iki çocuk bu görüntülere bakılarak hemen yakalandı. Ama o "takım elbiseli yetişkin" ile ilgili olarak herhangi bir izleme ve yakalama haberi çıkmadı.
Olay birkaç kınama ile geçiştirilirken Genelkurmay Başkanlığı sert bir açıklama yaptı. Bunun ardından da radikal milliyetçi örgütlerin başını çektiği gösteriler geldi.
Bir yandan da birileri, Ermeni soykırımı tartışmasında sürekli olarak Türkiye'de gerilimi artırıcı çabaları sürdürüyor. Bunların da görüntüsü hep "milliyetçi hassasiyet."
Bu iki "kaşımanın" ardından Erzurum'daki bayraklı pasta krizi ve Isparta'daki "Orhan Pamuk "un kitaplarını toplatma eylemleri geldi. Birinin kahramanı savcı diğerininki kaymakamdı.
Bu arada Manisa'nın Salihli içesinde bir ilköğretim okulunun bahçesinde yakılmış ve üzerine "Apo" yazılmış bir Türk bayrağı bulundu. Aynı anda Kıbrıs'ta iki Türk ve KKTC bayrağı haç şeklinde delinmiş ve yakılmış olarak bulundu...
Hedeflenen çok açık!
Bu kadar olay ardı ardına geldiğinde kuşkulanmak, yakın tarihimizi bilen herkesin ilk tepkisi oluyor.
Şoven ve akılsızca milliyetçi tepkilerle Türk halkına yeni zararlar vermeye hazır "gruplar" zaten var. Bunlardan her ülkede vardır. Ancak etkili ve aktif olmaları, halkın doğal vatansever duygularını kışkırtarak radikal tepkiler oluşturmaya çalışmaları için elverişli bir ortam yaratılmasına çalışılıyorsa iyi düşünmek gerekir.
Kıbrıs'ta bayraklar haç şeklinde kesilmiş, Salihli'de ise üzerine "Apo" yazılmıştır.
* Bunu yapanların ne demek istediği son derece açık. Halkın ilk tepki göstereceği unsurlar eklenmiştir ki, halk yanılıp tepkisiz kalmasın. Sokaklara çıksın. Televizyon ekranlarına kaynanaların yanına bayraklar konulsun vs...
* Bu oyunlar Türkiye'de daha önce defalarca sahneye konuldu. Defalarca Türk halkı bu oyunlara geldi ve bunun faturasını ağır ödedi. Kıbrıs ve Salihli'deki bayraklar oyunu göstermiyorsa, bunları görüp oynanan oyunu hâlâ anlamayanlar varsa, zaten yapılacak bir şey kalmamıştır.
Düğmeye mi basıldı?
Son günlerdeki olayları, ardı ardına gelen bazı gelişmeleri bir araya getirdiğimiz zaman "o" soruyu sormak zorunda kalıyoruz: "Acaba yine düğmeye mi basıldı?"
Haberin Devamı

