Haberin Devamı
Başbakan’ın DTP’den gelen görüşme taleplerini geri çevirmesinin hiçbir anlamı yoktur. Üstelik, Erdoğan bu tavrı sürdürerek kendisiyle ağır bir çelişki içine düşüyor.
Daha dün, 7 Haziran tekrarlanan yerel seçim sonuçlarıyla ilgili değerlendirmesinde halkın iradesinin önemini vurguluyor ama yine halkın oylarıyla Meclis’e gelmiş olan bir partiyi muhatap almıyor, görüşmüyor.
DTP’nin aldığı oylar da AKP’nin aldığı oylar kadar değerlidir. Kendisinin aldığı oyların temsil niteliğini sürekli vurgulayan bir siyasinin başkasının aldığı oyların temsil niteliğini görmemekte ısrar etmesi, demokratik bilinç eksikliğidir.
Terörü sona erdirecek gerçek adımların atılması, bu adımların demokratik süreci güçlendirmesine ilişkin bir siyasi irade sadece hükümet düzeyindeki bir “irade” olamaz. Bu “irade”nin çok taraflı olabilmesi için toplumsal karşılık bulabilmesi için, doğrudan muhatap vatandaşların da sürece katılmasının sağlaması için “karşı siyasi irade” gerekir ki, şu anda bunu DTP temsil ediyor.
DTP’nin temsil niteliğini yok sayarak, DTP’ye verilen oyların anlamını reddederek, DTP’yi hiçbir şekilde “muhatap” kabul etmeyerek ve her türlü diyaloğa karşı çıkarak “tarihi fırsatı” yakalamak mümkün değildir.
Türkiye’nin Kürt kökenli vatandaşlarının taleplerini dikkate almak, onların oy vererek Meclis’e gönderdikleri temsilcileri muhatap almak “demokratik çözüm”ün ilk ve vazgeçilmez aşamasıdır. Bunun gerçekleşeceği platform da bütün Türk halkını temsil eden en yüksek “irade” olarak Meclis’tir.
Her şeyin konuşulması gereken; açık açık, korkusuzca konuşulması gereken platform budur.
Ankara’da henüz bunu bile içine sindiremeyen bir kuvvet de var. Ve Ankara’da herkesin ağzında bir “tarihi fırsat” sözü dolaşırken bu fırsatı gerçeğe dönüştürmenin yolları henüz bulunmuş değil.
Demokrasi diyalog rejimidir, en küçük azınlığın bile kendisini ifade edebilmesi rejimidir, en büyük çoğunluğun da bu ifade özgürlüğünü herkes için koruduğu rejimdir. Ama milyonlarca oy alarak Meclis’e gelmiş olanların temsil niteliğini kabul etmez, onları muhatap alıp demokratik süreçlere katılmalarını sağlamazsanız rejimi topal hale getirirsiniz.
DTP silahların susması için üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu söylüyorsa, “gel bakalım” demekle hiçbir şey kaybedilmez, tersi durumda ise çok şey kaybedilebilir.

