DTP ile ilk adım

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan’ın, AKP Genel Başkanı sıfatıyla da olsa DTP yöneticileri ile yapacağı görüşme ilk adım olarak büyük önem kazanmıştır.

MHP’nin “vatana ihanet”, CHP’nin de “çözüm mü çözülme mi” baskıları arasında yapılıyor oluşu, bu görüşmenin önemini artırıyor.

Sorunun adı “Kürt sorunu” olarak konulduğu halde çözümleri Kürtlerin katılımı olmadan aramanın bir anlamı olmadığı bellidir.

Bu görüşmeyle birlikte DTP “süreç”e dahil edilmiş oluyor. Ve “dahil olma” sorumluluğa da katılmak anlamına geliyor.

Böylece “muhatap” tartışması da sona ermiş oluyor...

***


DTP’nin bugünden itibaren başlayan yükümlülüğü, “eylemsizlik” durumundaki PKK’nın “silahsızlanma” kararını açıklamaya ikna olmasıdır.

Hükümet toplumun beklentisini doğru değerlendirerek bir “siyasi irade” göstermiş, bu iradeye DTP’yi de katarak sorumluluğu da paylaşmak istediğini ortaya koymuştur.

Toplumun ilk beklentisi, silahların tekrar ateşlenmemesidir. Bu beklenti ile PKK’yı ve İmralı’yı izleyen kamuoyu, beklentisinin karşılanması ihtimali arttıkça sürece desteğini gösterecektir.

***


Bugünkü görüşmenin ardından DTP’ye düşen ilk görev, bütün Türk vatandaşlarına iyimser mesajlar vermek ve dağdakilerin inmesi için çalışacağını ilan etmektir.

CHP Genel Başkanı ise, atılacak her adımı daha ne olduğu bilinmeden “ayrıştırma” olarak niteleyerek tekrar mesafe almış görünüyor. Kuşkusuz ana muhalefet partisinin, hükümetin planıyla ilgili bilgi sahibi olmadan destek mesajı vermesi beklenemez, ama daha ilk adımlardan itibaren “yol kesme” faaliyetini de kamuoyunun hoş karşılamayacağı bellidir.

***


Türkiye, Osmanlı’nın son dönemi de dahil edilirse yüz yılı aşmış bir sorununu çözmeye ilk kez bu kadar kararlı olarak yöneldi. Bunun Türkiye açısından, gelecek açısından önemini CHP görmüyor olamaz.

Eğer CHP de gelişmelere “yapıcı katkı” da bulunmaya hazır olduğunun işaretlerini verirse kamuoyu biraz daha rahatlayacaktır.

Bu büyük meselenin her aşamasında doğru soruyu sormamız durumunda doğru cevapları bulabiliriz. Bütün silahlar sussun, Türkiye bütün vatandaşlarının en geniş demokratik haklara sahip olduğu bir ülke olsun mu? Yoksa tersi mi olsun?

DİĞER YENİ YAZILAR