Dört yıl geçti aradan

AKP kendini kutlamakta çok haklı. Uzun süredir ilk kez bir siyasi iktidar dört yıl iktidarda kalmayı başarıp beşinci yılına geçiyor. Üstelik zamanında seçim yapma başarısını gösteriyor

Haberin Devamı

AKP kendini kutlamakta çok haklı. Uzun süredir ilk kez bir siyasi iktidar dört yıl iktidarda kalmayı başarıp beşinci yılına geçiyor. Üstelik zamanında seçim yapma başarısını gösteriyor.

Siyasi istikrarsızlığın ana nitelikler arasına girdiği ülkemizde bu gerçekten büyük bir başarıdır.

Bu başarıda 2001 ve 2002 krizlerinde bütün halkı iki seksen yere yatıran, en ağır ekonomi ve moral krizi yaşatan sabık üçlü koalisyonun payı büyüktür. Türk halkı öyle bir noktaya gelmişti ki, “bundan daha kötüsü olmaz” diye düşünüyordu.

Sabık üçlü koalisyon böyle bir moral altyapı bıraktı ama yanında AKP’ye ekonomik altyapı bakımından en büyük mirası bıraktı.

Ekonomide alınan olağanüstü tedbirler, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası’nın kıskacı altında başlatılan reformlar da olduğu gibi AKP’ye miras kaldı.

AKP de uzun süre ekonomi konularını hiç elleşmeden programın yürümesini sağlama başarısını gösterdi. (Elleştiği anda ne olduğu da daha sonra görüldü.)

Sabık üçlü koalisyon, (burada Mesut Yılmaz ile Hüsamettin Özkan’ın haklarını teslim etmek gerekir) Avrupa Birliği konusunda ve bütün diğer gürültü patırtılar arasında bazı temel adımları atabilmişti. Bunlar da AKP’ye önemli bir miras olarak geçti.

***

Bir de idam cezasının kalkması konusunda Bülent Ecevit’in hakkını teslim etmek gerekiyor. Çiçeği burnunda AKP hükümetinin idam cezasını kaldırma cesaretini gösteremeyeceği belliydi. Neyse ki Ecevit daha önce o işi halletti.

Medeni Kanun ve Türk Ceza Kanunu değişikliklerinde ise AKP’nin kararlı davrandığını kabul etmemiz gerekir. Gerçi “zina” gibi karmaşık konularda zaman zaman akılları karışmadı değil, ama toparlanmasını bildiler.

AKP bir ara Kürt meselesinde cesaretlendi, hatta Başbakan kendi kulağına da yabancı gelen bazı sözler söyledi. Sonra yine akıllar karıştı ve bu meselenin üzerine gitmekten vazgeçildi.

AKP Kıbrıs konusunda da cesur adımlar atmaya başladı, sonra yine yavaşladı ve bu meseleyi de “milliyetçi üslup” içinde geçiştirme yoluna gitti.

Bu akıl karışıklığına Türkiye’yi Irak savaşına sokma girişiminin Meclis’in tepkisiyle bertaraf edilmesini de eklemek gerek.

Böyle bakınca AKP’nin ilk dört yılında sürekli aklının karıştığını, bir doğru adımın bir yanlış adımla etkisiz hale getirildiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Eğer önümüzdeki seçimi de kazanırlarsa, umalım ki ilk deneme süresinden gerekli dersleri çıkarabilmiş olsunlar.

DİĞER YENİ YAZILAR