Körfez savaşı sırasında Turgut Özal Cumhurbaşkanıydı ancak bütün dış ilişkileri elinde tutuyordu. O sıcak günlerde zaman zaman gazete yöneticilerini davet eder, yazılmamak üzere gelişmelerle ilgili bilgiler verirdi. Bu bilgileri o sırada hiç kimse gazetesinde yazmadı, yayınlamadı. O dönemde gazetecilikte "off the record" kuralına ve daha başka kurallara uyulurdu. Özal'ın bu toplantılarından birinde savaş çerçevesindeki konular konuşulurken gündeme, o sırada en fazla savaş karşıtı açıklamalar yapan bir Avrupalı liderin tavrı geldi. Bu etkili ve prestijli Avrupalı liderin karşı tavrının ABD ve müttefiklerinin savaş kararı üzerinde etkili olup olmayacağı konuşuldu.
Özal bir kağıt çıkardı. Kağıt sözkonusu liderin ABD'nin o dönemdeki Başkanı baba Bush'a yazdığı bir mektubun kopyasıydı. O lider, mektupta iç politika ve kamuoyu gerekleri nedeniyle savaş karşıtı sert çıkışlar yaptığını, ancak zaman içinde bu çizgisinin değişeceğini ve ABD yönetimini destekler aşamaya geleceğini söylüyordu. Tabii mektup daha diplomatik sözcüklerle kaleme alınmıştı, ama söylenen esas olarak buydu. Nitekim mektupta söylenen oldu, o lider de kendi kamuoyundaki değişikliklere uygun olarak ve kendi kamuoyunu oluşturarak tavrını değiştirdi ve sonunda ABD'nin müttefiklerine katıldı.
En doğru politika
Avrupa, İngiltere dışında Fransa-Almanya çizgisindeymiş gibi görünürken, Amerikan yönetiminin Avrupa'da "yalnız" kaldığı düşünülürken, 8 Avrupa ülkesi liderinin ani çıkışıyla gerçek durumun göründüğü gibi olmadığı da ortaya çıktı. Savaşa yaklaşıldıkça; "dönülmez akşamın ufkuna gelindikçe", savaştan kaçınma yönündeki girişimlerin sonuç getirmesinin pek mümkün olamayacağı anlaşılıyor.
Sorun sadece ve sadece Türkiye'nin bu savaştan "en az zararla" çıkması noktasına gelmiş görünmektedir. Hiçbir savaştan zararsız çıkmak mümkün değildir. Bu yüzden ummak zorunda olduğumuz, sadece "en az zarar" dır. Savaş sonrasında Kuzey Irak'ta farklı oluşumların ortaya çıkmaması, Irak'ın bugünkü toprak yapısının aynı kalması da somut hedeflerden biridir.
Saddam Hüseyin'in Irak'ı kendi kabulüyle terketmeyeceği, yerini alabilecek bir siyasi hareket olmadığı sürece Amerikan yönetiminin geri adım atmayacağı kesindir. Wall Street gazetesi boşa haber verecek bir gazete değildir. Operasyonun başlama tarihini mart başı olarak verdiğine göre şubatın son haftasından itibaren düğmeye basılmasını beklemek gerekir. Hükümetin en büyük başarısı da, tekrar ediyoruz, Türkiye'nin bu savaştan en az zararla çıkmasını sağlamak olacaktır. Kâr etmeyi düşünmek yerine "en az zarara" razı olmak en doğru politika olacaktır.
Dönülmez akşam
Körfez savaşı sırasında Turgut Özal Cumhurbaşkanıydı ancak bütün dış ilişkileri elinde tutuyordu
Haberin Devamı

