Haberin Devamı
Milletvekili dokunulmazlığı öteden beri siyasetin temiz olmayan yönlerinden biri olarak görülür. Kendisini Meclis’e atmış kimilerinin, bazen daha önceki suçlarının hesabını vermekten böylece kurtulduğunun, bazen de elde ettiği bu yeni imkânla yeni suçlar işlediğinin sayısız örnekleri vardır.
Milletvekillerinin en azından Meclis’te bulundukları süre içinde takibattan kurtuldukları suçlar arasında en fazla trafik suçları ve ticari suçlar yer alırdı. Şimdi ise daha farklı bir görüntü var. Sadece sözleri yüzünden, büyük çoğunluğu BDP’li olmak üzere milletvekilleri hakkında toplamda binlerce yıllık hapis cezası istenen davalar bu vekillerin Meclis’ten ayrılmasını bekliyor.
Yargının bir kesimi, vatandaşlar gibi vekillerinin de fazla konuşmasını istemiyor.
Üstelik yargıda bir kesim de yok, birkaç kesim var.
Ergenekon davaları, Yargıtay’ın çalışma ve ceza sistemi de göz önüne alındığında milletvekili dokunulmazlığının bugünkü hukuki ve “ruhi” koşullarda kalkması durumunda ne olacağı belli. Ülkenin dört bir yanında her kesimden milletvekillerinin beyanları hakkında soruşturmalar açılacaktır.
Eğer önce AKP’liler için soruşturma ve davalar başlarsa, başkaları da CHP’liler için soruşturma ve davalar açmaya başlayacaktır. Tersi de olabilir. Ama “kimin başlattığı”nın bir önemi olmayacak, sonuçta milletvekilleri bir davadan öbür davaya ülkenin dört köşesini dolaşıp duracaklardır.
Bir kısım cevval yargıçlar bir kesim için, diğer cevval yargıçlar da diğerleri için tutuklama kararı alacak, BDP’liler ise vekillik dönemlerini hapiste tamamlayabilecektir.
Sade vatandaşların fikir beyan etmesinden hoşlanmayan sistem, iki tarafıyla birlikte vekillerin de üzerine gidecektir.
Bunun çözümü yok mu? Tabii ki var. Oturur yasalardaki bütün anti-demokratik hükümleri temizlersiniz, bütün vatandaşların aynı “dokunulmazlık” içine alınmasını sağlarsınız, milletvekili dokunulmazlığını da kaldırırsınız.
Bugün koşullardaysa dokunulmazlığı kaldırdığınız anda ne olacağı fazlasıyla belli.
Meseleyi basit bir demagoji aracı olarak kullananlar da bundan vazgeçer ve önce eksiksiz fikir ve ifade özgürlüğü için çaba gösterirlerse milletvekili dokunulmazlığının kalkmasını gönül rahatlığıyla isteyebilirler, çünkü artık gereksiz olacaktır.
Din üzerinden siyaset
Dün bu köşede yayınlanan yazıyı “hızlı” okuyan bazı okurlarımız “AKP’nin din üzerinden siyaset yapmadığı”na ilişkin örnek verişimizi, açıklamamızı istemiş.
Dünkü yazı tümüyle Kürt meselesiyle ilgiliydi ve AKP’nin bu meseleyle ilgili açılımlarında bazı beyanlar dışında fiilen bir “dini kullanma” uygulaması olmadığı söylenmişti.
Kürt meselesinde din kullanıldı. Üstelik askeri yönetim, askeri otoriteler tarafından bol bol kullanıldı. Kürt meselesinde dinin kimler tarafından nasıl kullanıldığını anlatan çok sayıda kaynak bulunmaktadır. Bunları bulmak da kolaydır.

