Doğru diyalog

Başbakan Erdoğan bugün, PKK'ya "silah bırak" çağrısı yapan aydınlardan bir grupla yüz yüze görüşecek. Yüz yüze görüşmelerin faydası bellidir. İnsan, farklı görüşte olanları doğrudan dinleyerek daha sağlıklı bilgilenebilir, daha sıcak bir iletişim kurabilir

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan bugün, PKK'ya "silah bırak" çağrısı yapan aydınlardan bir grupla yüz yüze görüşecek. Yüz yüze görüşmelerin faydası bellidir. İnsan, farklı görüşte olanları doğrudan dinleyerek daha sağlıklı bilgilenebilir, daha sıcak bir iletişim kurabilir.

Bugünkü görüşmenin konusu, Türkiye'nin şu anda birinci gündem maddesi olan "barış"tır. Bu görüşme de barışın nasıl sağlanacağı konusunda önemli bir görüş alışverişi imkânı sağlayacaktır.

Görüşmeye katılacak olanlar farklı siyasi görüşlere sahip, geçmişte değişik tavırlar almış kişiler olabilir. Ancak bu görüşme sadece terörün nasıl durdurulacağı konusunda yapılırsa bir anlam kazanabilir, bir yarar sağlayabilir.

Başbakan'in bu görüşmeyi istemiş ya da kabul etmiş olması önemli bir iyi niyet göstergesi olarak alınmalıdır. Erdoğan bu girişimleri görmezden gelebilir, Ankara'nın karanlık koridorlarına sıkışmış fikirlerle yetinebilirdi.

PKK'ya "silah bırak" çağrısı yapanların herhangi bir arabuluculuk görevleri bulunmuyor. Onların bu girişimi, "çözüm arama" ve tekrar barış ortamına ulaşma konusunda toplumun bütün kesimlerine irade ve cesaret verecek bir çabadır.

Bu çabanın Ankara'da, hükümet düzeyinde dikkat çekmiş ve değerlendirilmiş olması bile önemli bir aşama. Ancak bu aşama kazanılırken, "denge olsun" diye bazı yasalarda geriye dönük değişiklikler yapılması, yanlışlar sisteminin devamı anlamına gelecektir.

Ortak çaba şart
Bu diyalog en dolaylı şekliyle başlamış da olsa, ilerlemesi ve bir yarar üretmesi için ardından sağlam adımlar atılması gerekir.

Türkiye'nin beklediği en "sağlam" adım da PKK'nın silah bıraktığını ilan etmesidir.

Bugünkü görüşmede "birinci çağrı metni" ni imzalayanlar bulunuyor. Benzer bir metin de Kürt kökenli ayrınlar tarafından imzalanıp açıklanmıştı.

Bugünkü görüşmenin, basit bir "ego tatmini" olmaması, eski tür "kaba solculuk" ya da karşılıklı "kararlılık gösterisi" şeklinde geçmemesi öncelikli koşuldur.

Ardından gelecek ikinci adım da Başbakan'in "Kürt kökenli Türk aydınları" nın temsilcileriyle görüşmesi olacaktır.

Bu görüşmelerin hiçbiri "pazarlık" anlamına gelmez. Çünkü şu anda tek bir acil madde vardır, o da silahların bırakılmasıdır.

Doğrudan diyalog, aynı zamanda doğru diyalog olmak zorundadır. Şu anda yapılması gereken, anlamsız tartışmaları ya da önyargılı itişmeleri bir kenara bırakarak tek maddelik gündem için ortak çaba göstermektir.

DİĞER YENİ YAZILAR