Demirel'in sık kullandığı bir söz vardı: Doğmamış çocuğa don biçmek... Söylenen şudur: O sorunun gündeme gelmesine çok var, gelince bakarız. Tayyip Erdoğan da bu deyimi kullanmaya başladı. O da ilerde gündeme gelecek sorunlar için şimdiden bir şey söylemek istemiyor. Ancak ortada üç tane "nurtopu" gibi çocuk var, hatta çocuklar hızla büyüyor ama üçüne de "don biçilmiş" değil. Ya da farklı "don biçme" girişimleri var.
Doğmuş çocuklar!
İsmet İnönü'nün bir sözü var: En büyük tehlike, en yakın tehlikedir. Bu sözü de dikkate aldığımız zaman 3 tehlikenin de yakın ve büyük olduğu bellidir.
Yine "doğmuş çocuklar"dan gidersek, üç çocuğun aynı anda hükümetin kucağına bırakıldığını söyleyebiliriz. Çocukların adları da bellidir: Birinin adı "Irak savaşı", ikincisini adı "Kıbrıs", üçüncüsünün adı da "IMF"dir. Irak meselesinde, savaşın "kilidi" durumuna gelen Türkiye'nin açık işbirliğinde gönüllü davranmaması Amerikan yönetiminin "canını sıkma" aşamasına gelmiş görünmektedir.
Amerikan yönetimi, önemli ülkeleri "ikna turu"nü bu hafta tamamlayacak ve "teknik" konular için tekrar Türkiye'ye dönülecektir. Türkiye'nin işbirliği "düzeyinin" düşüklüğü nedeniyle Irak'a yönelik askeri operasyonun uzaması bile Türkiye'ye fatura edilecektir.
30 yaşında bir çocuk!
30 yıldır bir kenarda "duran" Kıbrıs'ta da "kritik" tarih 28 Şubat'tır. Bu tarihe kadar bir anlaşma hattına girilmezse Birleşmiş Milletler aradan çekilecek, Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs Cumhuriyeti olarak Avrupa Birliği üyesi olacaktır. Bunun devamı, Batı dünyasının Kuzey Kıbrıs'ı "işgal edilmiş" saymasıdır. Bu aşamaya gelindiği anda da "çocuğa don biçme" şansı sıfırlanacaktır.
"Son tarih"ler çok yakın!
Uluslararası Para Fonu da hükümetin ekonomi ve para politikalarına ilişkin bazı kararlarının "arkasının geleceği" kuşkusuyla tekrar yakın takibe geçmiştir. Buradaki "sıkıntılı" görüşmeler giderek "daha sıkıntılı" olma potansiyeli taşımaktadır. Üç çocuk çoktan doğmuş büyümüş, ama hükümet üçüne de "don biçememiştir", üçünün birlikte büyümesi ve "son tarihler" in bir araya gelmesi "don biçmekle" yükümlü olanların bugünkünden çok daha fazla ustalığını gerektirmektedir.
Doğmamış çocuğa don
Demirel'in sık kullandığı bir söz vardı: Doğmamış çocuğa don biçmek...
Haberin Devamı

