Diyarbakır’dan Ankara’ya

Haberin Devamı

KCK davaları, seçilmiş belediye başkanlarına vurulmuş kelepçeler, terörle mücadele kanununun her türlü fikre uygulanmasının yaygınlaşması Türkiye Kürtlerinin çözüme ilişkin iyimserliklerini büyük ölçüde yok etmiştir.

Kılıçdaroğlu da Diyarbakır’da halka konuşurken bunu belirterek, CHP’nin Kürt vatandaşların sorunlarına ilgisini ilk kez göstermiş oldu.

Silahların susacağına ilişkin iyimser beklentilerin bir yıl içinde tersine dönmesine Ankara’nın ani freninin yol açtığı ortadadır.

***

AKP’nin iktidar döneminde Kürt kimliğinin resmen tanınması yolunda önemli adımlar atıldı. Ancak kamuoyunun daha ileri ve kesin çözüme yönelik adımlar beklentisi ortadayken AKP iktidarının seçim hedefine muhafazakâr seçmeni koymasıyla birlikte gerilimden fayda umanların yararlandığı bir ortam yaratılmış oldu.

Diyarbakır halkı dün CHP liderinin meydanını doldururken duymak istediklerinin çoğunu Kılıçdaroğlu’nun ağzından duymuştur. CHP’nin muhafazakâr-devletçi kabuğundaki bu ilk çatlağın Türkiye’nin Kürtlerindeki iyimser beklentileri yükseltmesi kaçınılmazdır.

***


Türkiye’nin Kürtleri son dönemde ikiye bölünmüştür. Yaklaşık yarısı AKP politikalarına açık destek olurken, diğer yarısı PKK çizgisini izlemektedir. Gençlerin daha da yaygın olarak PKK hattında yer almalarının nedenlerini tespit etmek yerine kepenk kapatma gibi eylemlerin sadece baskıdan kaynaklandığını zannetmek hâlâ Türkiye’nin Kürtlerini anlamamakta direnmekten başka bir şey değildir.

Seçime gerilimle gitmek MHP dışında herhangi bir siyasi partiye fayda sağlamayacaktır. BDP, kendi seçmenini bu yolla AKP’den uzak tuttuğunu düşünse bile kendisine oy verenlerin de seçim ertesi beklentilerini göz önüne almak zorundadır.

***


Siyasi partiler Diyarbakır meydanlarını Ankara’ya taşımakta geciktikleri için Türkiye’nin Kürtlerinin beklentilerini anlamakta zorlanmaya devam ediyorlar.

AKP hükümetinin, açılımda yaşadığı sıkıntıları fatura edeceği bir “merkez” kalmamıştır. Kılıçdaroğlu’nun dün Diyarbakır halkına verdiği sözlerin Ankara’da gerçeklik kazanmasının yolları açılmıştır.

BDP de durumu kısa vadeli bir siyasi rekabet bağlamında görmeyip, “demokrasi için geniş işbirliği” aşamasına getirecek politikaları üretebilirse bu siyasi başarıda rol sahibi olabilir.

DİĞER YENİ YAZILAR