Diyanet'in işleri

Diyanet İşleri Başkanlığı bir "hutbe" hazırlamış. Yılbaşı kutlamasının "bizim anane, örf ve adetlerimize uygun olmadığı"nı, eğer ille de kutlanacaksa "aşırı eğlence yapılmamasını" söylüyor

Haberin Devamı

Diyanet İşleri Başkanlığı bir "hutbe" hazırlamış. Yılbaşı kutlamasının "bizim anane, örf ve adetlerimize uygun olmadığı"nı, eğer ille de kutlanacaksa "aşırı eğlence yapılmamasını" söylüyor.

Aslında belki de böyle bir "hutbe" hazırlayan şahıslara verilmesi gereken çok basit birkaç söz var:

Sana ne! Sen insanların örf ve ananelerinin ne olduğunu belirlemekle yükümlü bir kurum değilsin.

Sen insanların nasıl eğleneceklerini söylemekle görevli olan bir kurum da değilsin!..

* Diyanet İşleri Başkanlığı, ülkedeki "bütün din hizmetlerinin koordine edilmesi" ile yükümlü bir kurumdur. Kuruluş amacındaki önemli unsur, din hizmetlerinin bazı güçlü tarikatların eline geçmesini önlemektir.

* "Din işleri" kavramı da bir tek dini, bir tek inancı, bir dinin içindeki bir mezhebi kastetmez, bütün "din işleri"ni kasteder.

Ancak belli ki, Diyanet İşleri'nin başındakiler kendilerini belli inanç, örf ve adetlerin temsilcisi olarak görmektedir. "Bizim örf ve ananelerimiz" diyenler bunu itiraf etmektedir.

Türkiye'de ilahiyat fakülteleri vardır, bu alanda yetişmiş çok değerli bilim insanları vardır. Bu kişilerin artık bu meselelere müdahale etmeleri ve Diyanet İşleri'nin de bir tek mezhebin "örgütü" gibi çalışmasının sona erdirilmesi gerekmektedir.

Tekrar tanımlanmalı
2004 yılından 2005 yılına geçilirken, kimilerinin yılbaşı kutlamalarının "kendi geleneklerine uygun olmadığını" düşünmesi bile tuhaf. Dünyadaki bütün insanların; hangi inanç, hangi ırk ve hangi kültürden olurlarsa olsunlar, bütün insanların geleceğe dönük umutlarını simgeleyen tek ortak günün kutlanmasını kendi geleneklerine aykırı bulanlar "normal" değildir.

Bunu Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kamu kurumunun yapması ise fazlasıyla rahatsız edici. Türkiye'de "bütün" din hizmetlerinin düzenlenmesi ile görevli bir "kamu" kurumunun insanların yılbaşını kutlamalarından "rahatsız" olması, üzerinde durulması ve ciddiyetle durulması gereken bir konudur.

Üstelik Diyanet İşleri'nin geçen yıl hazırladığı "yılbaşı hutbesi" ile bu yılın "hutbesi"nin mantıkları taban tabana zıt. Bu bir yıl içinde ne oldu da Diyanet'in başındakiler fikir değiştirdi?

* Diyanet İşleri'ni yönetenlerin kendilerini İslam'ın bir mezhebinin temsilcisi ve "fetvacısı" gibi gördüklerinin ilk örneği bu değildir. Diyanet İşleri'nin görev ve işlevinin en azından tekrar tanımlanması gereğini bu "hutbe" meselesi tekrar göstermiştir.

DİĞER YENİ YAZILAR