Geçen hafta boyunca Batı'nın bütün büyük gazetelerinde ve en etkili televizyon kanallarında sürekli olarak Türkiye vardı.
İki haber en büyük televizyonların ana haberlerinde birinci ve ikinci haber olarak yer aldı.
İki haberin hangi konuda olduğunu tahmin etmek güç değil. Biri kuş gribi, diğeri de Ağca'nın salınmasıydı.
Bu haberleri izleyen bütün ortalama insanlar için Türkiye kuş gribinin kol gezdiği ve adı sembol olmuş katillerin sokağa salındığı bir ülkedir. Ayrıca Ağca'yı bayraklarla karşılayanların görüntüleri de bütün dünyaya yayıldı.
İki hafta önce ise aynı gazetelerde ve ekranlarda Orhan Pamuk davası vardı. Bu haberler verilirken karşı gösteriler de görüntüleriyle aktarıldı, birçok yorumcu güvenlik güçlerinin bu tehdit edici gösterilere müdahale etmediğini de belirtti.
İnsanların kuş gribinden öldüğü, katillerin hapisten çıkarıldığı, yazarların yargılandığı bir ülkeye "turist" olarak gitmek için bile kimsede pek bir heves kalmayacağı ortadadır.
Hükümet güven vermeli
Ülkemize gelen turist sayısında büyük artış olmasının nedeni, hiç kuşkuya yer yok ki, son birkaç yıldır dünyaya yansıyan olumlu görüntülerdir. Bunun Türk ekonomisi açısından önemi de ortadadır.
* Türkiye'nin önünü kesmek için harekete geçmiş olanlardaki vatan sevgisinin, ulus sevgisinin niteliği de böylece basit bir şekilde ortaya çıkıyor.
* Ankara'da görülen yorgunluk belirtileri de "birilerini" teşvik etmektedir. Son günlerdeki bütün olumsuz gelişmeler bunu gösteriyor. Ankara'da olayların ardından sürüklenen bir yönetim olduğu duygusu yayıldığı anda karanlık güçler kafalarını kaldırıyor. Ankara'nın verdiği görüntü, bir süredir ne yazık ki böyle.
Bu durumda yapılması gerekenler de bellidir. Hükümet tekrar dinamik bir şekilde olayların üzerine gitmek, gerekirse yenilenmek ve halka güven verecek adımlar atabildiğini göstermek zorundadır.
Yılgınlık, bıkkınlık çok kolay yayılan duygulardır. Bunlar belli bir aşamaya geldiğinde de toplumun tekrar toparlanması son derece güç oluyor.
Türkiye'nin şu andaki dışarıya görünen manzarası hiç de iç açıcı değil. Tam tersine, dış kamuoyunda fazlasıyla kuşku uyandırıyor.
Kendi başına yol almakta olan bir araçtakiler arasında uç tepkiler gösterenler her zaman çıkabilir. Bunu önleyecek olan, direksiyon başında oturanın gidişata tam anlamıyla hakim olduğu güvenini vermesidir.
Dışarıdan bakınca
Geçen hafta boyunca Batı'nın bütün büyük gazetelerinde ve en etkili televizyon kanallarında sürekli olarak Türkiye vardı
Haberin Devamı

