Dinlemek yerine suçlamak

Haberin Devamı

Bir gün önce, öğrenci protestolarından çok rahatsız olan siyasi iktidara “tahrikçi aramayın” demiştik.

Gözlerine biber gazı sıkılan, yerlerde tekmelenen gençlerin söylemek istediklerine kulaklarını tıkayanlar “tahrikçi” arayarak toplumu kandırdıklarını sanırlar.

Fakat daha da beteri oldu. Başbakan, bu gençler için “illegal örgüt üyesi tipler” dedi.

SBF’de yumurtalara hedef olan Burhan Kuzu “askeri göreve çağıranlar”dan söz etti.

Anlaşılan gösteri yapanlara kesilmek istenen ceza bu kez “yasa dışı örgüt üyesi olmak” suçlamasından geçecek.

Ama bu gençleri yasa dışı örgüt üyesi olmakla suçlayanlar güvenlik güçlerinin şiddet kullanmayan göstericilere ağır şiddet kullanmasının da yasa dışı olduğunu düşünmüyorlar.

***


“Askerin göreve çağırılması” konusu ise, 1968’de Türkiye’de başlayan gençlik hareketlerinin o dönemde bazı cunta faaliyetleri tarafından kullanılması çabalarından kaynaklanıyor olmalı. Gerçekten de o dönemin gençlik hareketlerinin içinden doğan bazı örgütlenmeler “sol cunta” örgütleyen asker ve emekli asker çevreleriyle işbirliği içinde olmuştu. Ama bugünkü durumda birdenbire kırk yıllık bir hayaleti, gençleri suçlamak için ortaya sürmek “orantısız güç” kullanmanın devamı olan “orantısız suçlama”dan başka bir şey değildir.

Eğer gençlerin dertlerini dinlerseniz, kendilerini ifade imkânları dayakla, gazla, hapisle kısıtlayıp ellerinden almazsanız, illegal örgütler de askeri göreve çağırmak isteyenler de kendilerine o kesimde alan bulamaz.

Hele yumurta atılmasına “şiddet eylemi” diyenlerin öğrencilerin yerlerde sürüklenmesine sessiz kalması en azından bir vicdani haksızlık örneğidir ve tekrar tekrar hatırlatıldığı gibi ancak gençlerdeki öfke ve tepkiyi besleyen bir haksızlıktır.

***


Hükümet kanadından gelen işaretler, gençleri dinlemeye yönelme konusunda bir ilerleme olmadığını, tam tersine “düşmanca” ve suçlayıcı tavırların devam edeceğini gösteriyor. Bu yanlıştan hemen dönmeyen herkes de yönetici değil sadece tarih bilmeyen “körükçü” olarak kalır.

Bir hatırlatma daha: Fransa’da 1968 olaylarının sonunda, kendisini çok güçlü gören Devlet Başkanı General de Gaulle emekli olmak zorunda kalmıştı.

DİĞER YENİ YAZILAR