Dilini tut, doğru söyle

Haberin Devamı

Atebet-ül Hakayık (hakikate ulaştıran basamaklar ya da hakikatlerin eşiği anlamında), 12’nci yüzyılda Edip Ahmet tarafından Semerkant civarında yazıldı. Dönemin büyüklerinden Mehmet Bey adlı kişiye hediye edildi.

O dönemin bütün kitaplarında olduğu gibi, insanın iyi ahlâklı olması yolundaki öğütlerden oluşuyor. Halk edebiyatı tarzında manzum yazılan bu eserin “dilini tut, doğru söyle” başlığı altındaki birkaç dörtlüğü şöyle:

Gel dilini gözet ve az konuş,

Çünkü dil gözetilirse nefsin de korunmuş olur

Peygamber “insanı yüzü koyun ateşe atan dildir” dedi.

Ağzını topla ve kendini ateşten kurtar.

***

Eğer iki şey bir insanda birikirse,

O adama mürüvvet yolu kapandı demektir:

Bunlardan birincisi lüzumsuz sözlerle baş ağrıtmak,

İkincisi de yalan söylemektir.

***

Sırrını iyice gizle kimse bilmesin,

Sözünden dolayı kendine pişmanlık gelmesin,

Bütün gizli işlerin meydana çıkıp,

Duyanlar ve işitenler sana gülmesin.

***

Arkadaşım diye inanıp sakın sır söyleme,

Ne kadar itimada layık olursa olsun,

Sırrın sende saklanıp gizlenemezse,

Arkadaşında gizlenebilir mi? Bundan şiddetle sakın!

***

Bilgili insan gerekli sözleri söyler,

Gereksiz sözleri gömer ve gizler.

Bilgisiz ne söylerse düşünmeden söyler,

Onun kendi dili kendi başını yer.

***

Sözünü düşün de söyle, acele etme,

Ser ver, fakat sır verme.

Bin kişi dostun olsa çok görme,

Fakat bir düşmanın varsa onu çok gör.

***

Bir milletin süsü cömert kimsedir.

Cömertlik şerefi, mevkii ve güzelliği artırır,

Sen de halk arasında sevilmek istiyorsan

Cömert ol, bu cömertlik seni sevdirir.

***

Nice tedbirli kimseden birer hata çıkar,

Nice marifetli kimsede de birer ayıp bulunur,

Bu tek ayıptan dolayı baş kesilecek olsa,

Dünyada canlı kimse kalmaz.

DİĞER YENİ YAZILAR