Dikkat, taslak yağıyor!

Ağaçlara, çalılara takılarak ormanı gözden kaçırma alışkanlığımızı kaybetmediğimizi bir kez daha gösterdik

Haberin Devamı

Ağaçlara, çalılara takılarak ormanı gözden kaçırma alışkanlığımızı kaybetmediğimizi bir kez daha gösterdik.

Avrupa'dan sızan her metin ya da "taslak taslağı" bir gün moralimizi düzeltiyor, ertesi gün keyfimizi kaçırıyor.

* Karar metninde yer alacak ifadelerin mümkün olduğu kadar az "incitici" olması gibi bir sorunumuz var. Sanki mesele, duygusal bir meseleymiş gibi inip inip çıkıyoruz.

Meselenin son derece "soğuk" bir mesele olduğunu, hiç kimsenin diğerinin ne babası ne de düşmanı olduğunu anladığımız zaman her şey daha basitleşecek.

* Korkularımızdan biri, karar metnine "ucu açık" ifadesinin girmesi. Bunun anlamı, "eğer bir uzlaşma olmazsa görüşmelerin uzlaşma olana kadar süreceği"dir. Yani her görüşmenin, her pazarlığın doğasında olan bir durumdan söz edilmektedir. Tabii ki uzlaşma sağlanamazsa, sağlanana kadar görüşme sürer.

* İkinci korkumuz "tam üyelik" dışında kalan ihtimallerdir ki bunların karara girmesi gerçekten "hakkaniyetsiz" bir tavır olacak ve Türkiye'yi yoracaktır.

Bunların dışında ister Kıbrıs, ister azınlık hakları, ister dinsel özgürlükler, isterse Ermeni meselesi karar metnine sızsın, hiçbirinde paniğe kapılacak bir durum yok. Çünkü bütün bu meseleleri zaten tam üyelik öncesinde Türkiye'nin çözmesi gerekiyor.

Asıl hedefi kaçırmayalım
Bu meselelerin çözümünün bugüne kadar izlenen üslupla mümkün olamayacağı da anlaşılmış olmalıdır. Bugüne kadar benimsenmiş olan "kaba devletçi" ve "çocukça milliyetçi" üsluplar Türkiye'nin hep yalnız kalmasına yol açmıştır.

* Orman, Türkiye'nin görüşme tarihi almasıdır. Esas olan budur ve asıl dikkate alınması gereken budur. Bunun yanında tabii ki pazarlıklar olacak, farklı siyasiler çeşitli nedenlerle bir şeyler "isteyebilecektir."

Eğer dikkatimizi bu "istekler" üzerine yoğunlaştırıp olayın aslını kaçırırsak yine gereksiz yere moralimizi bozmuş oluruz.

Hükümet çalışıyor, onlarca sivil toplum kuruluşu çalışıyor, iş dünyasının örgütleri çalışıyor ve bütün bu çalışmaların tek bir hedefi var: Avrupa Birliği'nin tam üyelik için düğmeye basması.

Verilecek tarih yakın olursa elbette moralimize katkıda bulunacaktır. Ama, anlaşıldığı kadarıyla 2005'in sonuna doğru bir tarih belirlenecektir. Bu da önemli değil, hatta Türkiye'ye birçok konuda daha iyi hazırlanma fırsatı verir.

* Şu günlerde herkesin çok dikkatli olması gerekiyor. Avrupa'dan "taslak" yağıyor, aman herkes dikkatli olsun. Bu "taslaklar" kimsenin kafasına düşmesin, gözüne girmesin.

DİĞER YENİ YAZILAR