Başbakan Erdoğan, 12 Haziran gecesi kendilerine oy vermeyen yüzde 50’nin de başbakanı olacağını söylemişti. “Diğer” yüzde 50’yi anlamaya çalışacağını tekrarladı.
Bu “diğer yüzde 50”nin önemli bir kesiminin “temsil” sorunu ortaya çıkmıştır. Onların sorunu, kendisinin de söylediği gibi, Erdoğan’ın sorunudur.
Meclis’e gelmeyen BDP’liler ve yemin etmeyen CHP’lilerin sorununu gidermek için çaba göstermesi gereken birinci kişi Erdoğan’dır.
BDP’nin bir milletvekilliğinin iptalini ülkenin önemli bir kesimi haksızlık olarak görüyor. Daha büyük bir kesim de tutuklu milletvekillerinin tahliye edilmemesini haksızlık olarak görüyor.
Bu durumun Meclis’in meşruiyetinin tartışma konusu olmasına kadar uzanan bir krize yol açmasını en istemeyecek kişi de yine Erdoğan’dır.
Sadece diğer yüzde 50’nin çoğunluğunun değil, AKP’ye oy vermiş yüzde 50’nin de ülkenin demokrasi sorunlarının çözümü konusunda benzer fikir ve taleplere sahip olduğu ortadadır.
Başbakan’ın yargıçlara talimat vermesi kuşkusuz söz konusu değildir. Ama bu durumun kendisini de, demokratik duyarlılık ve seçmen iradesinin tecellisi açısından rahatsız ettiğini ifade etmesi, “diğer yüzde 50’nin” güncel bir sorununu anladığını gösterecektir.
AKP sözcüleri de bugüne kadar böyle bir “demokratik duyarlık” gösterme çabası içinde olmamışlardır.
CHP’nin tutarsızlıkları Başbakan için de, “ileri demokrasi” taahhüdü için de bir mazeret teşkil edemez.
Önümüzdeki dönemin anahtar kelimesi hep “demokrasi” olacaktır ve ülkeyi demokrasinin gerektirdiği anayasaya kavuşturma sözü verenlerin bu konuda, günlük siyasi çekişme ve polemiklerin üzerine çıktıklarını gösteren tavırlar almaları beklenir.
Bu duyarlılığın sürekli olarak ortaya konulması, Ergenekon davalarının anlaşılması açısından da önemlidir, daha sonra ortaya çıkabilecek her türlü arızada kamuoyu desteğinin yine demokrasi tarafında canlı tutulması açısından da önemlidir.
Bu Meclis’in meşruiyetini tartışmak gerçekten haksızlıktır. Bunun için uğraşanlar vardır. Ve bunların üstesinden gelecek olan da “demokratik duyarlılığı” hep önde tutan politikalar geliştirmektir.

