Dibe vuran sol

VATAN'ın yaptığı seçim araştırmasında ilginç değişimler gözleniyor. Bütün araştırmalar, anketler gibi bu araştırma da genel eğilimleri veriyor. Bu eğilimler de önümüzdeki dönemin görüntüsünün ana unsurlarını sergiliyor

Haberin Devamı

VATAN'ın yaptığı seçim araştırmasında ilginç değişimler gözleniyor. Bütün araştırmalar, anketler gibi bu araştırma da genel eğilimleri veriyor. Bu eğilimler de önümüzdeki dönemin görüntüsünün ana unsurlarını sergiliyor.

Araştırmanın dikkati çeken yönlerinden biri, soldaki gerilemenin sürdüğü.

2002 seçimlerinde sol kanattaki 5 parti (CHFJ DSP, TKF| ÖDP ve bağımsız SHP'liler) toplam yüzde 21,5 oranında oy aldı.

Son araştırmada ise aynı 5 partinin oy oranlarını topladığımız zaman yüzde 18'e ulaşıyoruz. 2002'de yüzde 19,40 oranında oy alan CHP'nin bu araştırmaya göre yüzde 14,42'yc düşmesi toplamdaki azalmanın asıl nedenidir. Diğer partilerde küçük "kıpırdanmalar" görünüyor, ancak bu, toplam erozyonu gidermeye yetmiyor.

• Şu anda demokrasi ile yönetilen ülkelerde (ABD'deki özel yapı dışında), hatta uzun süren diktatörlüklerden yeni kurtulmuş Orta Avrupa ve Güney Amerika ülkelerinin hiçbirinde sol, Türkiye'deki kadar güçsüz değildir.

Demokrasi süreçleri bir açıdan Türkiye'ye benzeyen Güney Amerika'da, Venezüella, Brezilya, Arjantin, Uruguay ve Bolivya'da iktidar sol partilerin elinde. Meksika'da bu yaz yapılacak başkanlık seçimlerinin favorisi yine soldaki aday.

Şili'de ise geçtiğimiz pazar günü yapılan seçimde sosyalist aday, halkın oylarının yüzde 53,5'ini alarak Başkan seçildi. Rakibi olan sağcı adaysa oyların 46,5'ini alabildi.

Batı Avrupa'da sol partiler, iktidarda olmadıkları ülkelerde, sağ iktidarları zorlayan ikinci parti konumundadır.

Sol toparlanacak mı!
Türkiye'de ise sol her gün biraz daha siyasal ve toplumsal hayatin kıyılarına doğru gidiyor. Daha önceki dönemlerde solda gibi görünen bazı siyasi hareketlerin, partilerin giderek radikal milliyetçi çizgilere yönelmeleri de soldaki kafa karışıklığının artmasında etkili olmuştur.

VATAN'in araştırmasına göre AKP dışında barajı geçebilecek üç partiden biri olan CHP'nin merkez sağdaki DYP ve radikal sağdaki MHP ile arasında fazla bir oy farkı bulunmuyor.

Bunun anlamı da Meclis'te bütün ağırlığın merkez sağ ve radikal sağa kaymasıdır. Son üç yılda gösterdiği performans da CHP'nin bu sıkışık durumdan çıkabileceğini, Meclis'te özgün ve etkili bir ses olabileceğini göstermiyor.

Avrupa Birliği konusunda DYP'den de sağda, MHP'ye yakın görüşler benimseyen, diğer dış politika konularında da aynı muhafazakâr tutumda ısrar eden bir CHP'nin yeni Meclis'te solun sesi olabilmesi mümkün görünmüyor.

Dibe vurmuş Türk Solu buradan nasıl çıkabilir, o konuda da etkin bir faaliyet bulunduğunu söyleyemiyoruz. Görünen o ki en azından gelecek 5-6 yıl içinde Türk siyasi hayati tümüyle sağın egemenliğinde olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR