Devletin özürleri

Haberin Devamı

Sivas Madımak Oteli’nde 17 yıl önce 35 aydının yakıldığı katliam dolayısıyla düzenlenen törende bir bakan ve bazı milletvekilleri bulundu.

Bu görüntüyü gazeteler “devlet özür diledi” diye aktardı.

Madımak katliamında devletin “kolluk” kuvvetleri, polis ve asker olayı izledi, devletin vatandaşını korumakla yükümlü memurları olayı izledi.

Devlet Madımak’ta vatandaşını koruyamadı.

Devletin Madımak olayı dolayısıyla “özür dilemiş” olduğunu kabul ediyorsak her birimiz elimizde uzun bir listeyle çıkabilir, “devlet bunlar için de özür dilesin” diyebiliriz.

- Abdi İpekçi’nin katilinin alenen korunması, kaçırılması... Devlet bunun için özür dilemediği gibi, olayın tam olarak aydınlanması için kılını kıpırdatmıyor. Ne zaman özür dileyecek?

- Uğur Mumcu cinayetini aydınlatmadığı için devletin özür dilemesi yeterli olacak mı?

- 1980 öncesindeki Kahramanmaraş, Sivas, Çorum, Malatya olayları için kimse özür dilemedi, dileyeceği de yok, tam tersine, devlet bütün bunların bir an önce unutulması için çaba gösterdi.

- Devlet, Turgut Özal başbakanken kendisine yapılan suikastı da aydınlatmadı. Bunun için de özür mü dileyecek ve dilerse konu kapanacak mı?

***


Daha yakına gelelim. Hrant Dink’in öldürüleceğini devletin birçok memuru biliyordu, ama Dink korunmadı, korunamadı, katiller izlenmekte oldukları halde gelip öldürdüler. Dava devam ederken, devletin birçok kurumu olayın aydınlanması değil, kararması için çaba gösteriyor.

Dink cinayeti nedeniyle kim, ne zaman özür dileyecek?..

Saymakla bitmez...

Güneydoğu’daki faili meçhul cinayetlerden, İstanbul’daki Gazi Mahallesi olaylarına kadar devletin özür dilemesi gereken o kadar çok olay var ki, kitap gibi bir liste çıkar.

***


Devlet diye bir kurum var, kurumlar toplamı var.

Ama o kurumlar toplamının yani devletin her yaptığını ve yapmadığını aslında kişiler yapıyor veya yapmıyor.

Bu kişilerin bazıları kendilerine “devletin tek sahibi” süsü veriyor ve her şeyi yapma hakkını kendisinde görüyor.

Doğrusu şu ki, bu kişiler kendilerini çok iyi koruyorlar; korumuşlar; on yılların tecrübesiyle tedbirlerini almışlar. O yüzden de bu olayların üzerine gitmeye çalışan savcılar duvarlara çarpıyor, iddianamelerini hazırlarken bocalıyorlar.

Devlet, özür dileyen değil, bir daha böyle şeylerin yaşanmaması için gerekli tedbirleri alan bir devlet olduğunda bütün vatandaşlar gerçek anlamda güvenceye ulaşmış olur. Yoksa devlet için, “devlet adına”, “büyük misyonlar adına” vatandaşına her şeyi yapma hakkını kendisinde görenler “devlet benim” diye dolaşmaya devam eder.

DİĞER YENİ YAZILAR