Devam etmelidir

Hrant Dink cinayetiyle ilgili yeni açıklamalar yakından izlemeyenler için karmaşık gelebilir. Son ifadeleri ve emniyet bulgularını da eklediğimizde şöyle bir zincir görülüyor

Haberin Devamı

Hrant Dink cinayetiyle ilgili yeni açıklamalar yakından izlemeyenler için karmaşık gelebilir. Son ifadeleri ve emniyet bulgularını da eklediğimizde şöyle bir zincir görülüyor:

* Cinayeti işleyen ve onu teşvik eden kişiler Büyük Birlik Partisi içinde “yetişmiştir.”

* Büyük Birlik Partisi Trabzon il Başkanı, çeteden birisine bombayla çocuk yaralamaktan hapis yatarken para yardımında bulunmuştur.

* O kişi hamburgerci bombalayıp çocukların yaralanmasına yol açmaktan birkaç ay hapis yatıp çıkmıştır.

* Hrant Dink cinayetinin iki failinin “ağabeyi” durumundaki kişi hem polise hem jandarmaya muhbirlik yapmaktadır.

* Bu kişinin emniyet istihbaratla, bir astsubayla ve bir MİT görevlisiyle ilişkisi vardır. MİT görevlisiyle ilişkisi MİT’e adam sokmak için aracılık edebilme düzeyindedir.

* Bu kişi, Hrant Dink cinayetinden sonra da ilişkide olduğu emniyet görevlisiyle “koordinasyon” halinde olmuş, hatta ifadeler kendisine gösterilmiştir.

* BBP Trabzon İl Başkanı, Hrant Dink cinayetini bu çetenin planladığını neredeyse herkesin bildiğini söylemiştir.

* Aynı çetenin daha önce yine Trabzon’da işlenen rahip cinayetiyle de bağlantısı olduğuna ilişkin bazı kanıtlar bulunmaktadır.

* Hem Hrant Dink cinayetinde hem rahip cinayetinde tetikçi olarak 18 yaşın altında gençler kullanılmıştır.

* BBP Trabzon İl Başkanı ifadesi alınıp bırakıldıktan sonra “tetikçilerle uğraşmak yerine asıl arkadaki güçlerin üzerine gidilsin” diye açıklama yapmıştır.

***

Böyle bir özet yapmamızın nedeni, ilişkilerin aslında çok karmaşık olmadığını; daha önce, hatta Mehmet Ali Ağca’nın Abdi İpekçi’yi öldürmesiyle başlayan siyasi cinayetlerde ortaya çıkarılan ya da çıkarılamayan ilişkilerden farklı olmadığını göstermektir.

İlişkiler zincirinin üzerine gidilmeye devam edilmesi zorunludur. Bu ilişkilerin ortaya çıkmasını engellemeye çalışanlar ne derecede kamu görevlileri olursa olsun üzerlerine gidilmek zorundadır.

Türkiye’nin bir barış toplumu ve bir hukuk devleti olmasını isteyen herkes bunun takipçisi olmalıdır. Türkiye’nin siyasi cinayetlerin işlendiği, karanlık örgütlerin istedikleri gibi cirit attığı bir ülke olmasını istemeyen herkes bu işin takipçisi olmalıdır. Takibi devletin en tepesindekilerden en sade vatandaşa kadar herkes yapmalıdır. Şu anda en önemli vatanseverlik görevlerinden biri budur.

***

not: Hemşehri ziyareti
Anadolu Ajansı salı akşamı “yarının gündemi”nin birinci maddesine şunu yazmıştı: “Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Şeker-İş Burdur Şube Başkanı İsmail Seper ve beraberindeki heyeti Çankaya Köşkü’nde kabul edecek. (Saat: 14.30)”

Şeker-İş Burdur Şube Başkanı
15 dakika süren görüşme çıkışında Sezer’e veda ziyaretinde bulunduklarını söylemiş, “Hemşehri ziyaretinde bulunduk” demiş. Hemşehrilik, Cumhurbaşkanı Sezer’in memleketinin Burdur’a 150 kilometre uzaktaki Afyon olmasından ileri geliyormuş. Şunu da eklemiş: “Siyaset değil yöresel yemeklerden konuştuk...”

Bu “hemşehrilik” tanımıyla ve sendikal temsil kıstasıyla Cumhurbaşkanı Sezer’in veda ziyaretleri bitmek bilmez. Ve her yörenin kendine özgü yemekleri olduğu için siyaset konuşmaya da hiç gerek yok.

DİĞER YENİ YAZILAR