Yeni siyasi parti söylentileri iki durumda yoğunlaşır: İktidardaki partinin nefesi kesildiğinde ve muhalefetteki partinin iktidar seçeneği olamadığı anlaşıldığında.
Bu iki durumda “yeni parti” söylentileri zirve yapar.
Son çıkan haber, Birleşmiş Milletler’deki görevi yakında sona erecek olan Kemal Derviş’in Türkiye’ye dönüp yeni bir parti kurmayı düşündüğüne ilişkin.
2001 krizinde çaresiz kalan dönemin başbakanı Bülent Ecevit, Kemal Derviş’in ekonomiden sorumlu bakan olmasını sağlamış ve Derviş krizden çıkışta önemli rol oynamıştı. Bunun ardı ise ciddi bir hüsran oldu. İsmail Cem ve Hüsamettin Özkan ile giriştikleri Yeni Türkiye Partisi projesi ölü doğdu ve Derviş kendisini CHP’nin vitrininde buldu. Bir süre sonra rahmetli İsmail Cem de Baykal’ın yanına gelmek durumunda kaldı.
Kemal Derviş’in kısa, ama heyecanlı siyaset deneyimi kendisinde olumlu bir tat bırakmış olabilir. Bu kısa deney sayesinde Türk siyasi hayatının bazı “gerçekleri”ni de görmüş olmalıdır.
Buna rağmen Derviş, eğer tekrar aktif bir siyasi hayata, üstelik en zor yoldan dönmek istiyorsa, bunu olumlu bir gelişme olarak görmek gerekir. Tabii Derviş’in siyasi görüşleri BM döneminde değişmemişse, bu girişimin sosyal demokrat çizgide olacağını düşünmek doğaldır.
CHP milletvekili olarak geçen dönemi noktalamış olan Derviş’in siyasete tekrar CHP içinde dönmesi ihtimalinden henüz söz edilmiyor.
Deniz Baykal’ın son “çarşaf operasyonu” nun etkilerinin ortaya çıkmasına fazla bir zaman kalmadı. Mart sonundaki yerel seçimlerde CHP’nin göreceği halk desteği Baykal için belirleyici olacaktır. “Çarşafla” da bir gelişme elde edemeyen Baykal’ın yerinde kalması iyice zorlaşacaktır.
Şu anda Baykal’ın yeri için adaylığını ilan etmiş birkaç siyasetçi arasında Umut Oran, sabırlı bir çalışma yürütüyor. Oran’ın öncelikle parti içinde ve CHP’ye oy verenler tarafından tanınması ve değerlendirilmesi yine seçim sonrasında önem kazanacaktır.
CHP’nin çağdaş bir sosyal demokrat parti olarak siyasete ve topluma ağırlığını koymasını “özleyenler” mart seçimi sonrasında önlerini görebilecek.
Bu ortam ne olursa olsun Kemal Derviş’in birikim ve deneyimini tekrar Türk siyasetinde kullanması olumlu olacak, siyasete “çekingen” durmaya devam eden başkalarını da harekete geçirebilecektir.

