Sessizlik on yıllarca sürdü. Toplum olarak “yokmuş gibi” yapmaya, yüz yıllık anıları derinlere itmeye alışmıştık. Şimdi her şeyi ardı ardına öğreniyoruz.
Şeyh Sait isyanı tarih kitaplarında bir paragraf ile halledilmişti.
Dersim isyanının ve bastırılmasının ise kitaplarda bir cümlelik yeri vardı.
Türk toplumu şimdi o tek cümlelik bilgi ile geçmişin temizlenmiş olmayacağını yaşayarak öğreniyor.
On yıllar boyunca Ermeni meselesi, 1915 felaketi, Kürt meselesi, Alevilere yapılan baskılar sanki hiç yokmuş, yaşanmamış gibi davranıldı.
Konuşulmadıkça meselelerin de yok olacağını zanneden bir kısır dünya görüşü yüzünden Türk toplumunun kendi geçmişi üzerine düşünmeye başlaması çok zaman aldı.
CHP’li Onur Öymen de Meclis kürsüsünde Dersim’i hatırlattığı zaman herhalde olayın bu noktaya varacağını düşünmemişti. O günden itibaren, 1937-1938 yıllarında Dersim’de yaşananlar bütün ayrıntılarıyla ortaya dökülmeye başladı.
PKK terörü Kürt meselesini, ASALA cinayetleri Ermeni meselesini gerektiği gibi konuşmayı, öğrenmeyi geciktirirken, toplumsal travmaları biraz daha derinleştirdi.
Bunlara benzer travmaları Batı toplumları da yaşamıştır ama açıkça konuşarak üstesinden gelmeyi başarmışlardır.
İspanya iç savaş yaşadı ve halletti.
Fransa Cezayir’i, Nazi işgalini yaşadı ve halletti.
Almanya Hitler’i, ağır savaş yenilgilerini, Yahudi soykırımını yaşadı ve halletti. Belki “halletti” kelimesi fazla kaçar, “halletmeye devam ediyor” demek daha yerinde olur. Çünkü bütün o ülkelerde hâlâ o travmaları konu alan araştırmalar yapılıyor, filmler çekiliyor, romanlar yazılıyor.
Türk toplumu da kendi travmalarını ancak bu toplumlar gibi konuşarak, açıkça konuşarak, bir takım ulvi gerekçelerle kendisini susturmaya çalışanlara rağmen her şeyiyle konuşarak aşacaktır.
Dersim sözcüğü Meclis kürsüsünde telaffuz edildiği sırada milyonlarca kişinin bu olaydan haberi bile yoktu. Şimdi ise Seyit Rıza’nın son sözleri bile biliniyor.
Onur Öymen istemeden Türk toplumuna önemli bir iyilikte bulundu.
Onun Dersim’den söz etmesi sayesinde yakın tarihimizin önemli bir sayfası daha açıldı. Bu sayfanın ardından başka konuları daha rahat konuşabileceğiz. Türk toplumu Onur Öymen’e gerçekten teşekkür borçludur.

