Denktaş'ın tehditleri

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs'ta çözüm olmaması, 24 Nisan'daki referandumda "hayır" çıkması için kampanyayı başlattı

Haberin Devamı

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs'ta çözüm olmaması, 24 Nisan'daki referandumda "hayır" çıkması için kampanyayı başlattı.

Denktaş dün Türkiye'de, Bursa'da konuştu. Bu konuşmanın içinde de bazı teknik konulara değindi ama esas olarak iki "tehdit" savurdu.

Birinci tehdit Kıbrıs'taki Türklerin tapularının, mallarının ellerinden gideceği tehdidir.

* Önce bu konuya bir açıklık getirmek gerekiyor. 1974 Barış Harekâtından sonra Kıbrıs'ın Türk tarafında kalan Rum mallarını alanlara, daha sonra tapu verilmiştir. Rum tarafında ise Türklerin malları "kullanılmak" üzere verilmiş, bunlarda oturanlara tapu verilmemiştir.

Tapulardan söz edildiği zaman Denktaş'ın önce bunu söylemesi "ahlâk" gereğidir. Denktaş ayrıca bu tapuların sayısını söylememektedir.

Kıbrıs'ta Annan Planı çerçevesinde bir çözüm, diyelim ki eski Rum mallarına savaştan sonra sahip olmuş Türklerin çıkarına değildir.

Denktaş şunlara cevap vermek zorundadır:

* Otuz yıldır hiçbir yatırım yapılmamış olan Türk tarafının Avrupa Birliği dışında ne gibi gelişme yolları vardır?

* Avrupa'da yaşayan 3,5 milyon Türk vatandaşının, Türkiye'nin AB üyesi olmasıyla, yaşadıkları ülkede sağlayacakları avantajları yok etmek hangi hesaba sığar

* Yüzde 80'i Avrupa Birliği üyeliğini destekleyen 70 milyon Türk vatandaşının geleceği mi önemlidir yoksa Kıbrıs'ta el konulmuş Rum mallarının sahibi olan bin kişinin mi?

İstenirse olay çıkar tabii
Denktaş'ın ikinci tehdidi "büyük olaylar çıkar" şeklindedir.

Kıbrıs'ın iki tarafında da olay çıkaracak olanlar çözüm istemeyenler, iki toplumun barış içinde yaşamasını istemeyenlerdir. Olay çıkarma ihtimali olanlar Rum tarafındaki faşist EOKA'cılar, Türk tarafında ise Denktaş gibi düşünenlerdir.

Denktaş "olay çıkar" demekle aslında "olay çıkarırız" demek mi istiyor?

Çıkarabilirler. Yine bombalar atılır, insanlara ateş edilir, faili meçhul cinayetler işlenir ve iki taraftaki faşistler de bunların diğer tarafça yapıldığını söyleyerek olayları tırmandırırlar.

* İki toplumun bir arada barış içinde yaşayabileceğine inanan Türk ve Rum gençlerinin olay çıkarmayacağı kesindir.

Bu tür olayların kimler tarafından, hangi amaçlarla çıkarıldığını tarih kitapları bol bol yazıyor.

* Bu senaryolar çok yazıldı, çok oynandı. Denktaş herhalde "bir daha oynanır" diyor.

Derogasyon
Kıbrıs konusunda dün yayınlanan yazımızda "derogasyon" kelimesinin aslında kafa karıştırmak için kullanıldığını, kimsenin de anlamını bilmediğini söylemiştik.

Dün DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın Kıbrıs'la ilgili demecinin metni geldi. Ağar da biraz daha ihtiyatlı olarak Annan Planı'na karşı çıkıyor.

Önemli olan bu değil. Önemli olan bu metinde "derogasyon" kelimesinin yerine "delegasyon" yazılmış olması.

Haydi o halde, hep beraber "derogasyonları" tartışalım.

DİĞER YENİ YAZILAR