Denktaş'ın son oyunu

Kıbrıs'ta kendi varlığını, Türk halkı ve Kıbrıs Türk halkı ne zarar görecekse görsün, çözümsüzlüğe bağlamış olan Rauf Denktaş son oyununu oynuyor

Haberin Devamı

Kıbrıs'ta kendi varlığını, Türk halkı ve Kıbrıs Türk halkı ne zarar görecekse görsün, çözümsüzlüğe bağlamış olan Rauf Denktaş son oyununu oynuyor.

Bu oyunun görüntüsü "demokratlık", "halkla paylaşma", "halka bilgi verme" dir. KKTC Cumhurbaşkanı her toplantı çıkışında görüşmelerin ne kadar kötü gittiğine dair ayrıntılar açıklamaktadır.

Denktaş otuz yıldır bunun tersi bir çizgi izlemiş, "halkın bilgi alması"nı umursamayan bir politikacı görüntüsü vermiştir.

Şimdi ise yeni bir taktikle asıl amacına ulaşmaya çalışmaktadır. Bu tür görüşmeler tümüyle sağlam bilgi, zekâ ve ince taktiklerle yürür. Her görüşmenin inişi olur, çıkışı olur. Amaç çözüm ise karşılıklı tavizler verilir. Ve bunlar zamansız açıklandığında da ya bir taraf ya da taraflar zor durumda kalır.

* İşte Denktaş'ın yapmak istediği budur: Bir taraftan "bu iş olmaz" görüntüsü vermek, diğer taraftan karşı tarafın taviz vermesini zorlaştırmak. Bu şartlarda masada oturan, "şimdi bir taviz versem beş dakika sonra herkes duyacak" rahatsızlığına kapılır.

Başbakan Erdoğan da belli ki, Denktaş'ın bu yeni taktiğine engel olamamıştır ve çareyi medyadan "ricada" bulmuştur.

Kimi kandırıyor?
Kuşkusuz hiçbir siyasinin hiçbir başbakanın "sansür" ve "oto sansür" kelimelerini kullanması kabul edilemez. Umarız Başbakan Erdoğan da "oto sansür" derken niyetini aşan bir ifade kullanmıştır.

Buna karşılık Denktaş'ın kırk yıl sonra bir "haber üretim merkezi" gibi çalışmasının Kıbrıs görüşmelerine vereceği zarar da bellidir.
Başbakan, Denktaş'ın ağzını tutamadığı için haber sorumlularının "vicdanına" seslenmiştir.

Kıbrıs görüşmelerinde tarafların üzerinde anlaşmadığı bütün konular Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Annan tarafından "doldurulacaktır". Bu "doldurma" ne kadar geniş olursa masaya istemeden oturanların anlaşmaya muhalefet imkânı da o kadar artacaktır.

* Kıbrıs Rum tarafının hedefi bellidir: Anlaşma olmadan 1 Mayıs tarihini atlatmak ve Avrupa Birliği'ne bu yapıyla girmek.

* Peki Denktaş'ın hedefi nedir? Onu bilmeyen kalmadı, ama Denktaş hâlâ birilerini kandırdığını zannetmeye devam ediyor.

DİĞER YENİ YAZILAR