Papadopulos, Avrupa Birliği imza töreninde "Bütün Kıbrıs halkı adına" diye konuşurken, Kıbrıslı Türklerden de "vatandaşlarımız" diye söz ederken Rauf Denktaş bir Türk televizyon kanalında, CNNTürk'te konuşuyordu. Kıbrıs Rum liderinin konuşması bütün dünyada, töreni aktaran televizyon kanallarında izlenirken Denktaş'ı yine sadece Türkler izleyebildi. Denktaş yine Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan planını neden reddettiğini anlatıyordu.
Kıbrıs'ta ne oldu...
Denktaş yirmi yıldır hep neden "reddettiğini" anlattı, Kıbrıs Türk tarafında nasıl bir taşın üzerine başka bir taş koyduğunu anlatamadı. Çünkü KKTC'de taş üstüne taş konulmadı. Böylece Avrupa Birliği'ne üye iki Yunan devleti oldu. İki toplumlu, yönetimi paylaşılmış ve barış taahhüdüyle refaha ilerleyecek bir Kıbrıs'ta Türklerin söz sahibi olması böylece engellendi. Dünkü törende Papadopulos ile Denktaş'ın birlikte imza atmaları mümkündü. Kıbrıs Türk toplumunun, Türkiye'den daha önce Avrupa Birliği'ne üye olması bütün Türkiye açısından havayı değiştirecek, başka rüzgârların yolunu açabilecekti. Denktaş ve destekçileri bunları görmediler, göremediler. Yirmi yıl "yapamazlar" edebiyatıyla, "biz büyüğüz" edebiyatıyla geçti gitti. Kıbrıs Rum yönetimi, dünden itibaren Kıbrıs Cumhuriyeti olarak Avrupa Birliği üyesidir. KKTC ise Türkiye'den başka hiç, ama hiçbir devletin tanımadığı bir toprak parçası olarak kalmıştır.
Elimizde ne var?
Her siyaset, sonuçlarıyla anlam kazanır. Türkiye'nin tecrit olması, "Kıbrıs davası"na ilişkin bütün tezlerin çökmesi bugün elimizdeki sonuçtur. Kıbrıs Türk toplumunun çoğunluğunu "mutsuz" etmiş bir sonuçtur. Bütün bunlar, artık hiçbir edebiyatın arkasına gizlenemez sonuçlardır. Denktaş ve benzerleri Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün imkânlarını ve desteğini sonuna kadar kullanmışlar ve hiçbir sonuç alamamışlardır. Dünyadaki değişimleri, rüzgârların yönünü kavrayamadan politika yapanların sonu hep hüsran olmuştur. Denktaş ve destekçileri de aynı durumdadır. Ne olduğunu anlamadan, Soğuk Savaş'tan kalma edebiyatla hayatı idare ettiklerini zannetmişler, ama Türkiye'ye ve Kıbrıs Türklerine çok ağır bir yenilgi yaşatmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı'nın, davetli olduğu törene Kıbrıs'ın imzasından sonra girmesi gibi komiklikleri Türkiye'ye yaşatmışlardır.
Kendiliklerinden gitmezler
Denktaş'ın benzerleri, Berlin duvarının yıkıldığı gün tarihin arşivine kaldırıldılar. Ama Türkiye bunları arşive kaldırmayı başaramadığı için bugün bu sorunları en ağır biçimde yaşamaya devam ediyor. Türkiye kendi temizliğini yapamadı. Eski zihniyeti bütün kalıntılarıyla tarihe göndermeyi başaramadı. Bu yüzden uluslararası sahnede en sıkıntılı günlerimizi yaşıyoruz. Bu yüzden ekonomideki sıkıntılarımızdan bir türlü kurtulamıyoruz. Bu yüzden Denktaş ve benzerleri hâlâ yerlerinde duruyor, hâlâ Türklere propagandaya devam ediyor. Oysa bir parça siyasi onuru olan bir kişinin, bugünkü imza töreni sırasında değil televizyona çıkmak, hemen istifa etmesi gerekirdi. Ama bu tür, hiçbir zaman kendiliğinden gitmedi. Hep gönderildi.
Denktaş hâlâ anlatıyor
Papadopulos, Avrupa Birliği imza töreninde "Bütün Kıbrıs halkı adına" diye konuşurken, Kıbrıslı Türklerden de "vatandaşlarımız" diye söz ederken Rauf Denktaş bir Türk televizyon kanalında, CNNTürk'te konuşuyordu
Haberin Devamı

