Demokrat Parti’nin kıyma makineleri

Haberin Devamı

27 Mayıs 1960’ta askeri darbenin ardından devrik Demokrat Parti’nin önde gelen isimlerini halkın gözünden düşürmek için yoğun bir haber bombardımanı başlamıştı.

Başbakan’ın kasasından çıkan kadın külotu haberi gülünçtü. Ama darbe öncesi hükümet karşıtı gösterilerde gözaltına alınan öğrencilerin öldürüldüğü ve cesetleri bulunmasın diye kıyma makinelerinden geçirildikleri haberi korkunçtu.

O günlerin havası içinde kaç kişi o haberlere inandı bilinmez; ama bunları yazan, hatta üzerine yorum yapıp Demokrat Parti’nin kötülüklerini anlatan anlı şanlı gazetecilerin, yazarların kendilerinin bile inanması mümkün değildi.

Bir de, Yenikapı’dan tünel kazarak Yassıada’daki DP erkânını kaçırma hazırlığı yapan “müfrit DP’liler” haberi vardı ki, yine ortaya atanın kendisinin bile buna inanması zordu. Belki birkaç DP’li sahilde kafayı çekerken böyle bir geyik muhabbeti yapmış, komşu masada içenler de ciddiye almıştı...

Ama o günlerde gazetelerin manşetlerini sık sık böyle inanılmaz haberler dolduruyordu.

***


Bunları hatırlamamıza yol açan, AKP’yi destekleyen bir gazetenin dünkü manşetindeki haberdi: “Hasan Sabbah modeli örgüt.”

Alt başlıkta da şu cümle yer alıyordu: “Amirallere suikast planıyla suçlanan teğmenlerin önce örgüt evlerinde uyuşturucuya alıştırıldığı iddia edildi...”

Haberden uyuşturucu meselesinin iddianamede nasıl yer aldığı anlaşılmıyor, ama haber “Hasan Sabbah modeli” benzetmesiyle bayağı zenginleştirilmiş.

Hasan Sabbah, 11’inci yüzyılda bugünkü İran’da yaşamış bir ağa, adamları kanlı cinayetler işliyorlar ve ağalarına gözü kapalı bağlılıkları kendilerine düzenli olarak uyuşturucu verilmesiyle açıklanıyor, en azından hikâye böyle.

***


Türkiye demokrasiye geçerken yakın geçmişiyle de hesaplaşıyor. Bu hesaplaşmanın içinde, 50 yılda neredeyse kurumlaşmış bir “askeri müdahale” sistemi de var. Bu kurumlaşmanın ağır sonuçlarını halk, farkında olsun olmasın, çok yakın günlere kadar yaşadı. Mesele artık bu “kurumlaşma” nın ortadan kalkmasıyla çağdaş bir demokrasinin kurumlaşması yolunun açılmasıdır.

Bu süreçte halka gerçek sıkıntıyı anlatmak yerine, yutmak için hamle edilen kâğıt parçaları ya da Hasan Sabbah masalları üretilirse, Demokrat Parti’nin kıyma makinelerine doğru gitmiş oluruz. Cunta faaliyeti içinde yer almakla suçlanan genç subayların uyuşturucuya alıştırılıp bu faaliyetlere sürüklendiğini iddia etmek ve buna inanmakla, Yassıada’ya tünel kazacak olanlara, DP’nin gençleri kıyma makinesinden geçirdiğine inanmak arasında esasta bir fark yoktur.

Mesele, demokrasiyi ve hukuk devletini zedeleyen, sonuçta ülkeyi geri götürecek, büyük zararlar verecek demokrasi dışı faaliyetlerin yok edilmesidir.

Bunu da bu şekilde ve açık açık anlatmak yerine, Hasan Sabbah’larla, yutulan kâğıtlarla uğraşmak ancak insanların kafalarını karıştırır ve basının bir kesimi hâlâ bu yanlışta ısrar ediyor.

DİĞER YENİ YAZILAR