Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Semra Çetin'e söyledikleri dün VATAN'da yayınlandı. Demirel "Türkiye'nin daha yüz yıl Atatürk referansına ihtiyacı olduğunu" söylüyor ve ekliyor: "Ancak 100 yılda akıllanırız..."
Türkiye'de yaşanan bütün akıl dışı olaylar sonunda Demirel'i de isyan ettirmiş, hatta umutsuzluğa sevk etmiş. Kıraathane yorumcularının sohbetlerinde en sık geçen "biz adam olmayız" sözünü Demirel de benimsemiş görünüyor.
Sayın Demirel'in, siyasetin günlük çarklarının dışına çıkınca başka bir Türkiye görmeye başladığını da sözlerinden anlıyoruz.
Demirel'in popüler sloganlarından biri "Böyyük Türkiye" idi. Bu sözü "ö", "y" ve "ü" harflerini kendisine özgü "kırsal" vurgu ve uzatmasıyla söyler, insanları "Böyyük Türkiye"ye inandırırdı.
* Onun "Böyyük Türkiye'sinin nüfusu da çok "böyyük"tü, çok nüfuslu bir ülkenin daha "böyyük" olacağına inanırdı ve bu konuda hiçbir önlem alınmasını istemezdi. "Allah rızkını verir" özdeyişine uygun olarak nüfus planlaması konusuna oldukça uzak dururdu.
* Sayın Demirel, imam hatip okulları ve Kur'an kurslarının yaygınlaşması, radikal İslamcı eğilimlerin "Komünizmle Mücadele Dernekleri" adı altında örgütlenmesi konularında da emeklerini esirgememişti.
Sayın Demirel, kader arkadaşı ve soldaki ikizi Bülent Ecevit ile giriştiği bilek güreşlerinin ve itiş kakışların Türkiye'ye kaybettirdiği zamanı düşünmezdi.
Acı tespit...
Sayın Demirel, Türkiye'nin son 40 yılına damgasını vurmuş bir siyasidir. 1980-1983 arası dışında bu 40 yılın tümünde siyaset sahnesinin birinci ve kısa dönemlerde de ikinci kişisi olmuştur.
* Sayın Demirel'in örgütlenmesine göz yumduğu radikal kesimler Türkiye'ye kanlı pazarları yaşatmıştır
* Sayın Demirel, TBMM'de solcu milletvekillerinin dövülmesine göz yummuştur.
* Sayın Demirel "üçe üç" diyerek toplumdaki nefret ve düşmanlık duygularının daha da sivrilmesine destek olmuştur.
* Sayın Demirel'in başbakanlık dönemleri radikal siyasi İslamcı hareketlerin en rahat örgütlendikleri zamanlardır.
* Sayın Demirel, Türkiye'nin son 40 yılına damgasını gerçekten vurmuş ve kendi anladığı "böyyük Türkiye" için çalışmıştır. Bugün ise "Akıllanmamız için 100 yıl daha gerek" diyerek bu 40 yılda yaşanmış kayıpları doğrulamaktadır.
Herhangi bir kişi Demirel'in başbakan olduğu yıllar için Türkiye ile Avrupa arasında bir kıyaslama yapabilir. Aynı kıyaslamayı Demirel'in siyaseti bıraktığı yıl için de yapabilir ve farkı görür.
Demirel'in 40 yılının bilançosunu kolayca çıkarabilir.
Sayın Demirel'in 40 yıllık siyasi hayatının ardından geriye dönüp baktığında kaybı 100 yıl olarak görmesi kendisi ve döneminin bütün siyasileri için acı bir tespittir. Ama bu kayıp yüz yıl Türk halkına çok daha büyük acılar yaşatmıştır.
Demirel'in 100 yılı
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Semra Çetin'e söyledikleri dün VATAN'da yayınlandı. Demirel "Türkiye'nin daha yüz yıl Atatürk referansına ihtiyacı olduğunu" söylüyor ve ekliyor: "Ancak 100 yılda akıllanırız..."
Haberin Devamı

