Haberin Devamı
Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in uçağının düşmesi sonucu ölmesinin ardından birçok iddia ortaya atılmıştı. Bu iddialar o dönemde, şu anda Ergenekon davasında yargılanan İşçi Partisi yöneticilerinin yayınlarında yer almış ve olayın kaza değil suikast olduğu yazılmıştı.
O yıllarda Orgeneral Bitlis ile birlikte çalışmış olan 7 subay da yine kuşkulu şekillerde öldürülmüştü. Her seferinde cinayetin PKK’nın icraatı olduğu açıklanırken bazı olaylar hakkında da söylentiler yayılmıştı.
Bu ölümlerle ilgili dosyalar, yakınlarının isteğiyle tekrar raflardan indirilmeye başlandı ve yan yana konulduklarında, 1992-1995 dönemindeki bu ölümlerin tümünün açıklanmaya fazlasıyla muhtaç bulunduğu anlaşılıyor.
Aynı dönemde Uğur Mumcu cinayeti de var.
Özal ailesi bunlara Turgut Özal’ın ölümünü de ekliyor.
Aynı dönemde uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olduğu söylenen bazı Kürt iş adamlarının da “infazı” gerçekleşti.
Hemen ardından da Susurluk olayı patladı. Susurluk kazasının ardından ortaya çıkan bazı ilişkiler daha önce Uğur Mumcu tarafından yazılmış, en azından sorular şeklinde ortaya atılmıştı.
Orgeneral Eşref Bitlis’in de ölümünden 7 ay önce Cumhurbaşkanı Özal’a bir mektup yazıp çeşitli uyarıların yanında Kürt sorunu ve terörle ilgili bazı önerilerde bulunduğu da ortaya çıktı.
O yıllarda kuşkulu şekillerde hayatını kaybedenlerin tümünün yakınları bir süredir arka arkaya yeni soruşturma taleplerinde bulunuyor. Ve hiçbirinin de o sırada kendilerine yapılan resmi açıklamalardan tatmin olmadıkları anlaşılıyor.
Kirli ve karanlık dosyaların yığıldığı o günlerde en yetkili siyasi makamlarda bulunanlar arasında Süleyman Demirel var, Tansu Çiller var, Necmettin Erbakan var. O günlerin siyasi sorumluları olarak bu karanlık dönemin aydınlanmasına katkıda bulunmak zorundadırlar. Dosyalar açılmaya devam ediyor. Dosyalar açıldıkça kamuoyu yeni sorular sormaya başlayacak, bazen de abartılı bilgi ve yorumlara hedef olacaktır.
Erbakan’ın neyin ne olduğu konusunda diğerleri kadar bilgi sahibi olması ihtimali düşüktür. Ama Demirel ve Çiller artık konuşmaya, adaletin tecelli etmesine yardım etmeye başlamak zorundadırlar. Bu dosyalar açıldıkça da o dönemin siyasi sorumlularını gösteren parmakların sayısı artacaktır.

