Dayakla demokrasi

Irak olayıyla birlikte bir "demokrasi" lafıdır gidiyor. Bugün Irak dolayısıyla söylenen bu "demokrasi"li sözler daha önce de Afganistan için söyleniyordu

Haberin Devamı

Irak olayıyla birlikte bir "demokrasi" lafıdır gidiyor. Bugün Irak dolayısıyla söylenen bu "demokrasi"li sözler daha önce de Afganistan için söyleniyordu. Amerikan-İngiliz sözcüleri, amaçlarının Irak'a "demokratik düzen" getirmek olduğunu söylüyorlar. Bugün Arap dünyası içinde yer alan hiçbir ülkede "demokrasi" bulunmamaktadır. Üstelik bu Arap ülkelerinde demokrasi talep eden toplumsal güçler de bulunmamaktadır. "Özgürlük" diye sokağa çıkan Arap öğrenciler, "sendika" diye bağıran Arap işçiler yoktur. Bütün Arap ülkelerinde bu tür hareketlerin ilk filizleri anında yok edilmiş, "harekete" dönüşmeleri en başından önlenmiştir.

Önce savaş bitecek
Arap dünyasındaki "demokrasi yokluğu" Batı'nın ve hele hele de ABD'nin hiçbir zaman ilgi konusu olmamıştır. Tam tersine, petrol deposu bu ülkelerin Batı için "güvenilir" olmalarının nedenlerinden biri, hüküm süren bu "sessizlik" ve "siyasi istikrar" olmuştur. Şimdi Irak'a "dayakla demokrasi" getirilmek istendiğine göre diğer Arap ülkelerinin de bu "demokrasi hareketi" içine çekilmeleri söz konusudur. Irak'a "demokrasi" yakında gelecektir. Amerikan-İngiliz yönetimlerinin üzerinde anlaştıkları kişiler, din ve mezhep güvenceleri içinde başa geleceklerdir. Ama bunun için de savaşın bitmesi gerekmektedir. Ve savaşın ana merkezinin Bağdat olması kesinleşmiştir. Saddam kuvvetlerinin bütün savunma güçlerini "Bağdat Savaşı" na göre düzenlediklerini askeri uzmanlar belirtmektedir.

"Ya canını ya haberini!"
Bunun sonucu da "demokrasi yolunda" çok fazla kan dökülmesi, çok daha fazla sivilin, kadının, çocuğun kanının dökülmesidir. Amerikan tarafı, savaşın bu aşaması yaklaştığında "bağımsız tanık" yani "kontrolleri dışında gazeteci" istememektedir. El Cezire televizyonu merkezinin ve yabancı gazetecilerin kaldığı otelin arka arkaya vurulmalarının anlamı budur. Amerikalılar gazetecilere "Bağdat'ı terkedin, canınızı kurtarın" diyorlar. "Demokrasi" yolu böyledir, "demokrasi getirenler" bazen bağımsız gazetecilerin tanıklığından korkarlar. "Dayakla demokrasi" de bundan başka şekilde gelmez.

DİĞER YENİ YAZILAR