Dayak açılımları

Haberin Devamı

YÖK’ün her kuruluş yıldönümünde aynı görüntülerle karşılaşıyoruz. Öğrenciler bu kötü günü anmak için sokağa çıkıyor, güvenlik güçleri de onları dövüyor.

Bu görüntülere o kadar alışıldı ki, medyada artık küçük haber oluyor.

Demokratik açılım konuşulurken sıranın dayak açılımına bir türlü gelememesinin bir açıklaması olmalı.

Gençlerinin kuzu kuzu önüne konan dersi çalışması, bunun dışında hiçbir şeyle ilgilenmemesi, politikayla hiç ilgilenmemesi istenen bir toplum yapısında, dayak da hayatın ayrılmaz bir parçası olarak yaşıyor.

Her tarafı “kırmızı çizgiler”le kuşatılmış korkular dünyasında, gençlerin bu çizgilerin dışına çıkmaları kimileri için korkutucu bir durum. Gençler bu çizgileri biraz zorladığı zaman da 1980 öncesi hatırlatılıyor.

Zaten YÖK de gençleri kuzulaştırmak, hocaları sıkı düzende tutmak, kimsenin fazla soru sormasına imkân bırakmadan uysal bir üniversite cemaati yaratmak için kurulmuştu.

Böylece YÖK’ü istemeyenlere, YÖK’ün gençlerin kendilerini geliştirmelerinin karşısında, bilimin karşısında bir engel olduğunu düşünenlere ve söyleyenlere dayak atılması “kırmızı çizgiler” dünyasının asli bir parçası oluyor.

***


İktidarlar için öncelikle gençlerin “kırmızı çizgiler” içinde kalması önemlidir. Çünkü gençler bu kırmızı çizgileri zorladığında toplumlar harekete geçer.

“Kırmızı çizgiler” ne kadar çoksa “dayak” da o kadar çoktur. Çünkü iktidarın her türlüsünü elinde tutanlar için “kırmızı çizgiler” varoluş güvencesidir.

Bu nedenle YÖK hâlâ yerli yerinde duruyor.

Herkes YÖK’e karşı, ama iktidar sahipleri YÖK’e el sürmez. Üniversiteyi ve soru sorabilecek gençleri bu şekilde denetim altında tutabildiklerini düşünürler.

Demokratik açılım diyenler, bu yüzden YÖK’ü protesto eden gençlerin dayak yemesini görmezden gelir.

Demokratik açılım gibi büyük bir kavramın içinde neler olması gerektiği de fazla konuşulmaz. İktidarda olanlar da ileride iktidar olma ihtimali bulunanlar da “demokratik açılım”ların mümkün olduğunca dar kapsamlı kalması gerektiği üzerinde fikir birliği içindedirler.

Soru soran, fikri olan, öğrenmek isteyen gençleri korkutur, gerekirse döversiniz ve rahat edersiniz

DİĞER YENİ YAZILAR