Darbeye darbe mi?

Haberin Devamı

Ergenekon soruşturmasıyla ilgili olarak gözaltına alınan birçok ismi kamoyu yakından tanıyor. Emekli subaylarda ise rütbe orgenerale kadar yükseldi.

Bu soruşturma ve gözaltılarla ilgili olarak “karnından konuşmalar” ve büyük siyasi suçlamalar devam edecektir.

Adını kimin “Ergenekon” olarak koyduğunu bilmiyoruz, iddianame de henüz ortada yok ama suçlamaların esası belli.

* Emekli askerlerin üst düzeyde yer aldığı bir örgütlenme, Türkiye’nin büyük tehditler altında bulunduğu, irticanın iktidar olduğu bir ortamda ülkenin bölüneceği kanaatinde olup bunların engellenmesi için “her yola başvurulabileceği”ni düşünüyor.

* Böyle düşünmek tek başına bir suç teşkil etmez, ama demokrasi dışı yöntemler kullanmak, şiddete başvurarak “vatan haini” olduğuna inanılanları öldürmek, toplumda “artık ne olursa olsun” duygusu yaratacak eylemlere başvurmak suçtur.

***

* Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan ya da gözaltına alınan asker ve sivil kişilerin böyle bir “suç örgütü” oluşturup oluşturmadıkları yargı sürecinin sonunda belli olacaktır.

* Bütün sorunların demokrasi içinde çözülebileceğini ve öyle çözülmesi gerektiğini, siyasetin yasal çerçevede ve asla başka yollara başvurmadan yapılması gerektiğini düşünenler, cumhuriyet ilkelerine ne kadar bağlı olurlarsa olsunlar, Ergenekon türü örgütlenmelerin fikir babaları tarafından “saf” ya da “bilinçsiz hain” olarak görülüyor. Birçok yayın organında son yıllarda yer alan yazı ve yorumlar ortadadır, bunları bugün unutturmaya çalışmak boşa kürek çekmektir.

* Ergenekon davasıyla birlikte, demokrasi dışı her türlü yola başvurma eğilim ve girişimlerinin sona ermesi şarttır. Türkiye, darbeler ve darbe tehditleri döneminden artık çıkmak zorundadır.

***

* Soruşturma kapsamındaki ikinci büyük operasyonun özellikle dün gerçekleştirilmesiyle ilgili birçok yorum getiriliyor. Bunlardan biri, maksadın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın Anayasa Mahkemesi’deki dünkü “sözlü suçlama”sından kamuoyunun dikkatini çevirmek olduğudur.

* Operasyonu “yukarıdan” izleyenlerin böyle düşünmüş olmaları mümkündür.

Dava ve ayrıntılarıyla ilgili hukuki yorumlara şu aşamada girmemek gerekir. Ancak davanın hızlandırılması ve basına şu ana kadar yansıyan iddiaların gerçek olup olmadığının en hızlı şekilde ortaya çıkması zorunludur.

* Türkiye’nin darbe ihtimallerini artık geride bırakması gerektiğini düşünmek ve bunu vurgulamak kuşkusuz doğrudur. Ama “mıntıka temizliği”ne örneğin Fethullah Gülen’in “büyük bir dini önder ve âlim olarak” ülkeye görkemli dönüşü için girişmenin “demokratlık”la ilgisi olmadığını da açıkça söylemek ve hatırlatmak gerekiyor.

***

Darbeler, darbeciler, şiddet ve silah kullanarak siyaset yapanlar demokrasi için tehdittir, ama demokrasiyi tek taraflı bir silah gibi kullanmakta ısrar edenler de demokrasi için en az onlar kadar tehdittir.

DİĞER YENİ YAZILAR