Darbenin itirafı

Haberin Devamı

Kürt açılımı” tartışması arasında yakın geçmişimizdeki son darbe girişimiyle ilgili bir haber, en basit deyimiyle kaynadı.

Haber, Milliyet Gazetesi’nde yer aldı: Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, Ergenekon savcılarına verdiği ifadede 2003-2004 dönemindeki, bugün sanık durumunda olan generallerin başını çektiği darbe girişimlerini doğrulamıştı.

Özkök, bu faaliyetlerle ilgili bilgi sahibi olduğunu, yine bugün Ergenekon sanığı olan bir generalin gizli dinleme yaptırdığını da bildiğini söylüyor. Ancak bunlarla ilgili somut kanıtı olmadığı için hukuki bir adım atamadığını da söylüyor. Bu doğru olmalıdır, çünkü Silahlı Kuvvetler’in en tepesindeki generallerden birkaçının içinde bulunduğu bir faaliyetle ilgili olarak kanıt elde etmek herhalde kolay değildir.

***


Özkök’ün verdiği bilgilerden çoğu, daha önce kamuoyuna “darbe günlükleri” adıyla ulaşan, dönemin Deniz

Kuvvetleri Komutanı’nın notlarında yer alan ifadelerin de doğru olduğunu gösteriyor. Bu günlüklerin de gerçekliği reddedilmiştir, ancak hem günlüklerin sahibinin hem de Özkök’ün bazı ifadeleri, bunların gerçek oldukları konusunda inandırıcı olmuştur.

2003-2004 dönemindeki darbe hazırlıklarının “kuvveden fiile” dökülmemesinin nedenlerinden birinin başta dönemin Genelkurmay Başkanı olmak üzere birçok üst düzey komutanın karşı çıkması olduğu anlaşılıyor. Ama bu başarısızlığın altındaki en önemli neden, elbette ki halkın bir askeri darbeyi onaylayacağı konusundaki kuşkudur. Seçim yapılmış, halk iradesini göstermiş ve iktidara gelen parti hakkında o ana kadar “takıyye” dışında bir suç ihdası da mümkün olmamıştır.

***


Vatan’ın Çarşamba günkü manşetinde, üçüncü Ergenekon iddianamesindeki bu darbe girişimlerinin “Ankara Savcılığı tarafından soruşturulması talebi” yer aldı.

Bu durumda Ergenekon olayı ikiye ayrılmış olacak. Ankara, sanıkların muvazzaflıkları dönemindeki darbe faaliyetlerine bakacak, İstanbul da emekli olduktan sonraki faaliyetlerini yargılayacaktır. Bunların iki ayrı dava olarak görülmesini hukuki bakımdan hukukçular tartışır, ama belki de doğrusu, tek bir dava içinde; ayrıca gereksiz ayrıntılara boğulmamış tek bir dava içinde görülmesi ve darbe geleneğinin böylece sona ermesidir.

Bunun arkasından, eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren’e de bir mahkeme celbinin gitmesi, Türkiye’nin gerçekten demokrasiden dönmeyeceğinin ilanının son aşaması olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR