Darbe ağır, durum ağır

Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül yönetimi Amerikan tarafıyla pazarlık etti. İsteyerek ya da istemeyerek bir noktaya geldi

Haberin Devamı

Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül yönetimi Amerikan tarafıyla pazarlık etti. İsteyerek ya da istemeyerek bir noktaya geldi. Sonra varılan uzlaşmaların gereği olan yetkiyi Meclis'ten istedi. Ve Meclis hükümete bu yetkiyi vermedi. Böyle bir yetkinin verilmemesi öncelikle bir "güvensizlik" beyanıdır. AKP'nin Meclis'teki büyük sayı üstünlüğü Hükümete ciddi bir "yetki" verilmesine gelince parçalanmıştır. AKP'lilerin yaklaşık üçte birinin bu yetkiyi reddetmesi hükümet açısından önemle değerlendirilmesi gereken bir durumdur.

Hükümetin durumu...
Bu durumda demokrasi gelenekleri hükümetin çekilmesini gerektirir. Eğer hükümet çekilirse, yeni hükümetin kurulma süreci başlayacak ve Amerikan yönetiminin beklediği karar yine alınamayacaktır. Kendi partisinin hükümetine böyle bir güvensizlik beyanının ardından öncelikle hükümetin kendi grubu üzerindeki etkinliği bitmiştir. Bundan sonra yine ciddi durumlarda AKP'li vekiller kendi hükümetlerini yalnız bırakabilirler. Hükümetin yetki tezkeresini birkaç gün sonra tekrar Meclis'e getirmesi ve tekrar "adam adama" yapılacak bir çalışmayla kabul ettirmesi mümkündür. Ancak bu da hükümetin "elini" zayıflatan bir gelişme olacaktır. Bir yanda Amerikan yönetimiyle varılmış anlaşmalar vardır. Bu anlaşmaların arkasında para vardır, Kıbrıs vardır, Kuzey Irak vardır, Avrupa Birliği vardır. Diğer yanda kendi grubunun üçte birinin başkaldırmasına neden olan kuvvetli bir "irade" vardır. Bu irade toplumun geniş bir kesimi tarafından paylaşılan bir savaş karşıtlığı duygusundan kaynaklanmaktadır.

Kamuoyu ve Meclis...
Türk halkı bu savaşı, Türkiye'nin bu savaşta yer almasının "pratik gerekçelerini" hazmetmemiştir. Hükümet sözcüleri kendi tereddütlerini kamuoyuna aktararak, "her kafadan başka ses'lerin yükseldiği bir ortamda halkı "ikna" konusunu önemsememiştir. İkna olmayan, gerekçelerin yarım yamalak anlatıldığı kamuoyunun giderilemeyen kaygıları doğrudan doğruya Meclis'e yansımıştır. Hükümetin yetki tezkeresine "hayır" diyen ya da çekimser kalan milletvekilleri de bütün kamuoyuna yönelik politik bir gösteriyi başarıyla uygulamış olmaktadırlar. Meselenin bir başka ucundaki soru işareti Amerikan yönetiminin alacağı tavırla ilgilidir. Özellikle ekonomik meselelerde Amerikan yönetiminin bugüne kadar sürdürdüğü Türkiye'ye destek tavrının değişmesinden çekinen çevreler de bulunmaktadır.

DİĞER YENİ YAZILAR