Dalga ve su

Açık denizde biri büyük diğeri küçük iki dalga keyifle ilerliyorlardı. Gökyüzünün masmavi olduğu rüzgârlı bir gündü

Haberin Devamı

Açık denizde biri büyük diğeri küçük iki dalga keyifle ilerliyorlardı. Gökyüzünün masmavi olduğu rüzgârlı bir gündü.

İki dalga, koca denizde yalnızdılar ama büyük dalga, daha da heybetli olmak için gittikçe daha hızlı yol alıyor, küçük dalgaysa onun arkasından gidiyordu.

Bir süre böyle gittikten sonra kıyıya yaklaşmaya başladılar. Ve kıyı seçilir seçilmez büyük dalga, "eyvah!" diye bir çığlık attı: "Büyük tehlike!.."

"Nedir" diye sordu küçük dalga.

Büyük dalga endişeli bir şekilde devam etti:

"Başımıza geleni görmüyor musun, karşıda kayalıklar var. Oraya vardığımızda kayalıklara çarpacağız ve mahvolacağız..."

"Ne var bunda" dedi küçük dalga.

Büyük dalga panik içindeydi çünkü uzaklığı kestirmeye çalışmış, artık durabilmesinin imkânsız olduğunu anlamıştı.

"Ne var olur mu? O kayaya çarptıktan sonra artık ben büyük dalga olamam..."

Küçük dalga, "Seni bu dertten kurtaracak bir sözüm var, söyleyeyim mi" diye sordu.

Büyük dalga panik içindeydi: "Hemen söyle!"

"Dinle o zaman" dedi küçük dalga, "ve benden sonra aynı şekilde tekrar et..."

Büyük dalga kabul etti ve küçük dalgaya kulak verdi.

Küçük dalga konuştu:

"Ben aslında suyum; zaman zaman rüzgâr arkamdan gelir, benden bir dalga yaratır. Bazen küçük bir dalga olurum bazen de büyük dalga...

Ama büyük dalga olsam da hep öyle kalamam. Bir an gelir, kaçınılmaz olarak tekrar su olurum..."

Büyük dalga küçük dalganın sözlerini dinledi ve bozuldu:

"Neden büyük dalga olarak kalmayayım. Sen küçük dalgasın diye bana böyle söylüyorsun. Beni kıskanıyorsun..."

"Peki" dedi küçük dalga, "istediğini yap..."

O anda sahildeki kayalıklara ulaştılar. Büyük bir hızla kayalıklara çarpıp köpüklenerek dağıldılar.

Büyük dalga ile küçük dalga eski durumlarına, asıllarına dönmüşlerdi, su oldular.

Eski büyük dalga şaşkınlık içindeydi. Küçük dalga ise tatlı bir çırpıntı tutturmuştu, keyfi yerindeydi...

DİĞER YENİ YAZILAR