Orta Doğu’da siyasal İslamın ya da radikal İslamın yükselişinin kaynağında Filistin sorunu bulunuyor. İsrail’in ve şahin ABD yönetimlerinin dünyaya hediyesi budur.
ABD yönetimleri Soğuk Savaş dönemi boyunca Suudi ve Körfez İslamını Sovyet yayılması ve bölgede solun yükselişine karşı bir “kale” ye dönüştürdüler. Aynı politika Mısır’da da uygulandı, “sol” yönetimlere karşı İslamcı hareketler desteklendi.
Aynısı Afganistan’da yapıldı. Sovyet işgali ve yayılmasına karşı ünlü “Yeşil Kuşak” teorisi ortaya çıktı ve Sovyetler’in Müslüman ülkeler ve halklar tarafından “kuşatılarak” çökertilmesine yönelik planlar uygulamaya konuldu.
Bugün Afganistan’da “sözde” bir işgal var, ülke aslında Taliban’ın egemenliği altında. Taliban’ı eğitenler, kaynak sağlamaları için uyuşturucu üretimine göz yumanlar şu anda çaresiz durumda.
İslam ile “oynama” siyasetlerinin sonuçları tersine etkiler yaratınca Amerikalı siyasiler “Büyük Orta Doğu Projesi” ve “Ilımlı İslam” ile Müslüman dünyayı yönlendirmeye girişti.
İsrail’in şahinleri ise hiç öyle karmaşık, uzun vadeli stratejiler geliştirmiyor, doğrudan “vurarak sindirme” ye devam ediyor. Dün de vurdular, çoluk çocuk öldü. Bunun tek sonucu vardır, Filistin cephesinde Hamas biraz daha güçlenecektir. Müslüman dünya “barışçı” çözümlerden biraz daha uzaklaşacak, siyasi İslam’ın “savaşçı”lığına yaklaşacaktır.
Filistin sorununun Müslüman dünyada taşıdığı manevi ağırlığı İsrail görmeye yanaşmıyor, bugünkü güvenliği için her yola başvurmaktan vazgeçmiyor. Yüreğini en çok yakan suikastların, canlı bombaların hangi kaynaklardan, hangi öfke ve nefretlerden beslendiğini de görmek istemiyor.
Etki tepki sistemi yürüdükçe ve radikal İslam’ın Filistin’deki kolları yükseldikçe de İsrail’deki barışçı ve farklı çözümler öneren güçler sinmeye zorlanıyor.
Bu tırmanışı durdurma konusunda şu anda dünyanın bir kesimi Washington’a, Obama’nın getireceği yeni üsluba umut bağlamış durumda. Ama şu andaki durum öyle 4 yılda, 8 yılda tersine çevrilebilecek bir durum değildir, öylesi bir boyutu çoktan aşmıştır.
Öfke ve nefret aklın ve vicdanın önüne geçince insanlığın geleceğinin karardığını göremeyen fanatikler ne yazık ki her geçen gün sahnenin biraz daha önüne çıkıyorlar.

