Daha ne kadar söylenecek bu genç ölümler, bu şehitler son olsun, diye. Yürekler bir kez daha dağlanmış olsa da, şehit ailelerinin gözyaşları insanlık duygularına sahip her insanın içine işlese de kimsenin akıl ve sağduyuyu kaybetmek diye bir hakkı yok
İmralı’dan Öcalan’ın, Kandil’den Karayılan’ın son söylediklerinin üzerine böyle ağır bir genç insan kıyımıyla karşılaşılınca ortaya birkaç soru çıkıyor.
İmralı’nın ve Kandil’in, PKK’nın bazı unsurlarına egemen olamadıkları, söz geçiremedikleri ihtimali vardır. Bu unsurlar, “başka” güçlerin kontrolüne ya da yönlendirmesine açık olabilir.
O halde son saldırı ve cinayetin, BDP’nin Meclis’e gelmesi için görüşmeler yapılırken, Öcalan bazı konularda devlet adına kendisiyle görüşenlerle anlaşmaya varıldığını açıklar ve BDP’lilere “Meclis’e gidin” çağrısı yaparken, bu “konuşma süreci”ni baltalamak için birileri tarafından gerçekleştirilmiş olması ihtimali güçlüdür.
O “birileri”nin kimler olduğunun önemi yok. PKK’nın bu sonsuz savaşa devam etmesini isteyen şuursuzlar da olabilir, Türkiye’nin tekrar kan gölüne dönmesini isteyen “dış” unsurlar da olabilir, “konuşma süreci”ni durdurmak isteyen “iç” unsurlar da olabilir. Bunu uzun uzun tartışmanın fazla bir anlamı yok. Önemli olan bütün bunlara rağmen “konuşma süreci”nin devam etmesini sağlamaktır.
En uzun Kürt isyanının başladığı noktadaki Türkiye ile bugünkü Türkiye çok farklıdır. Kürtlerin yok sayılmasından “demokratik özerkliğin” tartışılabildiği bir noktaya gelinmiştir. Kürtçe konuşanın hapse atıldığı, yazısında Kürt kelimesini kullananın kendisini mahkemede bulduğu bir Türkiye’de değiliz. O Türkiye’yi yaşamamış olanlar, yaşları yetse de dünyadan habersiz olanlar bugünkü Türkiye’yi anlamakta güçlük çekebilirler. Ama anlaması gerekenler, en başta Türkiye’nin Kürt vatandaşlarıdır.
13 şehidin yarattığı tepkinin mantık ve sağduyuyu geriye itmemesi için hem BDP’nin hem İmralı’nın iki adım atması gerekiyor.
- BDP’liler Meclis’e gelmek için artık ellerini çabuk tutmalıdır.
- Abdullah Öcalan da PKK’nın dağda dolaşan militanlarını indirmesi talimatını açıkça vermelidir.
Başka genç ölümler olmamasını, bu ülkede herkesin en geniş demokratik özgürlükler içinde yaşamasını isteyenlerle genç ölümlerin devam etmesini, ülkede kin ve nefretin eksik olmamasını isteyenler arasındaki mücadelede birinciler arasında yer alanların daha hızlı ve etkili olabilmesi için herkesin elini taşın altına koyması şarttır.

