Daha çok var

Türkiye'nin zihniyet devrimini gerçekleştirmesine daha çok var. Bunu yabancılar söylediği zaman ayaklanıyoruz, "haddinizi bilin" diye bağırıyoruz

Haberin Devamı

Türkiye'nin zihniyet devrimini gerçekleştirmesine daha çok var. Bunu yabancılar söylediği zaman ayaklanıyoruz, "haddinizi bilin" diye bağırıyoruz.

Ama gerçek zihniyet devrimine nasıl ihtiyaç duyduğumuzu her gün, her olayda görüyoruz.

Türkiye'nin en yoğun bölgesine, İstanbul'un yanı başına birileri zehirli atık varilleri gömüyor. Türkiye'yi zehirliyor, insanların başına gelecekleri umursamıyor. Bırakın doğaya, çevreye saygı gibi kavramları, o bölgede yaşayanların zehirlenmesine aldırmıyor.

Bu aldırmazlığın bir yanında insanlık düşmanı zihniyet var. Bu, küçük çıkarlar için kendi insanlarını, kendi ülkesini feda edebilen zihniyettir.

Ortaya çıktı ki zehirli variller yıllardır o bölgeye gömülüyormuş. Bunu orada yaşayanların, oradaki yerel yöneticilerin bilmemesi mümkün mü?

Peki yıllardır bu cinayete nasıl göz yumuldu? Bu sorunun cevabını herkes bilir, ama kimse yüksek sesle söylemez. O varilleri oraya gömenlerin, "birilerinin" susmalarını, görmezden gelmelerini sağladığı bellidir. Bunun nasıl sağlandığı, hangi "imkânların" kullanıldığı da bellidir.

Zehirli varillerin kimler tarafından gömüldüğünü Bakanlık biliyor. Biliyor ama söylemiyor. Gerekçe "yargıya intikal ettirilmiştir" şeklindeki en özlü "memur" gerekçesi...

Ya çevreciler?
Türkiye'de çevreyle ilgili çeşitli sivil toplum örgütleri bulunuyor. Zaman zaman gösterişli etkinliklerle varlıklarını hatırlatıyorlar. Çevreci örgütler var, kendilerine "yeşil" diyenler var.

* Bu örgütlerden herhangi birinin bölgeye üyelerini gönderdiğini, memurca araştırmaların ötesinde bilgilere ulaştığını duymadık. Bölge halkını, hatta İstanbul halkını karşı karşıya bulunduğu tehlikeye karşı uyaran kitlesel herhangi bir gösteri yapıldığını da duymadık.

Bu tür "sivil" örgütlerin varlık nedenlerinden biri sorunların yargının ve bürokrasinin çarkları içinde ufalanmasını önlemektir.

Yani bu örgütlerin, hangi kuruluşların, Bakan'ın söz ettiği hangi önemli kişilerin İstanbul'u zehirlediğini açıklamış olması gerekirdi.

Bu kuruluşlar hangileriyse, ürünlerinin satın alınmaması için bütün ülkede boykot uygulamalıydı.

Dünyanın uygar bütün bölgelerinde bunlar böyle yaşanıyor. İnsanlar böyle bilinçleniyor, çevreye saygıya böyle zorlanıyor. Ama Türkiye'de bunların hiçbiri olmadı.

Zihniyet devriminin ne olduğunu ve ne olmadığını hep birlikte bir kez daha gördük.

DİĞER YENİ YAZILAR