Daha çok öldürecekler

Londra bombacılarından birinin annesi ekranlarda göründü ve oğlunun suçsuzluğunu savundu. Tamamen kara çarşaf içindeydi, açıkta kalması zorunlu olan gözlerini de kara bir gözlükle kapatmıştı. Böyle bir kişinin, oğlu terörist olsun ya da olmasın, en doğal tepkisi radikal islamcı eylemleri desteklemektir

Haberin Devamı

Londra bombacılarından birinin annesi ekranlarda göründü ve oğlunun suçsuzluğunu savundu. Tamamen kara çarşaf içindeydi, açıkta kalması zorunlu olan gözlerini de kara bir gözlükle kapatmıştı. Böyle bir kişinin, oğlu terörist olsun ya da olmasın, en doğal tepkisi radikal islamcı eylemleri desteklemektir.

İngiltere'de yaşayan Müslümanlar arasında yapılan araştırmalar eylemleri destekleyenlerin oranının yüzde 25'e kadar yükseldiğini gösteriyor. Hiç kuşkusuz, bu oran gerçekte yüzde 50'dir. Diğer Avrupa ülkelerinde yaşayan Müslümanar arasında da bu oranın daha düşük olmasını beklemek hayaldir.

Batı ülkelerinde yaşayan ve her zaman kendilerini ikinci sınıf olarak hissetmiş toplulukların, öfke duyduktan topluma indirilmiş her darbenin yanında yer almaları kaçınılmazdır.

Radikal İslamın bombalı saldırılan bir salgına dönüşüyor. Aralarında merkezi bağ olmasa da değişik ülkelerde, değişik şekillerde örgütlenmiş olan radikal İslamcı grupların birbirlerini örnek alarak her yerde saldırıya geçmeleri önümüzdeki dönemin gerçeği olacak.

Radikal İslamcı teröristler masum insan" ve "savaş kuralları gibi kavramlardan çok uzak. Bombalı eylemlerinde Müslümanların ölmesi ihtimali de onları durdurmuyor. Davalarına inanmışlardır, dava için kendileri şehit olacaklardır, kazayla ölen Müslümanlar da cennete gidecekleri için ölmelerinde bir sakınca yoktur.

Üçüncü Dünya Savaşı...
Bu mantıkla saldıranlar karşısında çağdaş dünyanın herhangi bir ortak nokta bulması imkânsız. Bu da savaşın yakın gelecekte durması ihtimalinin bulunmadığı anlamına geliyor.

Radikal İslam, Afganistan ve Pakistan'da Sovyetler Birliği'nin yıkılması için örgütlendi, Batılılar, özellikle de Amerikalılar tarafından desteklendi, eğitildi.

Amerikalılar "Yeşil Kuşak" teorileri geliştirerek Sovyetler Birliği'nin Müslüman ülkelerce kuşatılarak daha kolay çökertileceğini düşündüler. Bunu uyguladılar ve siyasi İslamı uyandırdılar, eğittiler. Savaşmayı öğrettiler.

Neyle oynadıklarını anlamadılar, anlamak istemediler. Ve bugünkü dünya savaşının temellerini attılar. Şu anda Üçüncü Dünya Savaşı içindeyiz. Bu savaşın bütün altyapısını Amerikan politikalan hazırlamış, radikal İslam savaşı başlatmıştır.

Şehit olmaya hazır İslamcı askerler her zaman bulunacaktır. Afganistan'dan, Filistin'den, Irak'tan, Pakistan'dan hatta Türkiye'den bulunacaktır. Bu askerlerin içinde yüzebilecekleri ve kaybolabilecekleri deniz çok büyüktür. Bugünkü Amerikan yöntemleriyle de bu savaşın kolay bitmeyeceği son Mısır cinayetleriyle bir kez daha kanıtlandı.

Her toplantıdan önce dua eden bu Amerikalıların bakışı, uygarlıklar savaşını sadece daha da büyütebilir.

DİĞER YENİ YAZILAR