Kıbrıs sorunun bir “milli dava” olarak sonsuza kadar bu şekilde, çözümsüz kalmasını isteyenler, Erdoğan’ın konuşmalarından umutlanmışlar.
Biri “bizim çizgimize geldi” diyor, bir başkası “Denktaş gibi konuştu” diyor.
Başbakan ne çözümsüzlük çizgisine geldi ne de Denktaşgiller gibi oldu. Erdoğan, önümüzdeki bir yıl içinde Kıbrıs sorunun çözümü için makul, hakkaniyetli ve gerçekçi bir yol haritasını ortaya koydu.
37 yıl önce bugün Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıslı Türklerin canlarını korumak için, Barış Harekâtı’nı başlattığı zaman kimse ses çıkarmadı, çıkaramadı. Sorun, dönemin askeri yetkililerinin, “bu hatta tutunmamız zor, ikinci bir harekâtla Rumların yoğun olduğu bölgede ilerleyim” demeleri ve bunu için Ecevit’i ikna etmeleriyle şekil değiştirdi.
Rumların mallarına el konulması, bunların dağıtılması, Türkiye’den nüfus aktarımıyla Ankara, “milli dava” ilan edilmiş bu konuda Denktaş hattında yıllarca sıkı sıkı durdu.
El konulmuş Rum mallarının korunması, Türkiye’den giden kaynaklar sayesinde hiç kimsenin üretim yapma, ticaret olanaklarını zorlama gereği duymaması, Türk askerinin korumasında “önemli şahıslar” olarak dolaşma üzerine kurulu bir düzenin adına “milli dava” denildiği için, gerçeği söyleyenler de “hain” ilan edildi; tıpkı “anavatan”da olduğu gibi bunların bazıları “iptal” edildi.
“Milli dava” diye Türk kamuoyu korkutulurken, dünya kamuoyu korkutulamadığı için Türkiye Kıbrıs yüzünden, her ay adaya gidip dağıtılan paraların dışında da çok fatura ödedi.
Bu aleyhte denklemin değişmesi, Kıbrıs Türk halkının, Annan Planı’na “evet” demesiyle gerçekleşti. Kıbrıs’ın Rum ve Türk radikallerini, faşistlerini besleyen düzende en büyük gedik böylece açılmış oldu.
Erdoğan, Kıbrıs gezisinde, konuşmalarındaki bazı “hamaset” unsurlarına takılanların sandığının aksine, bir yıllık bir barış süreci öneriyor.
Bu sürecin ucunda, Kıbrıs “Cumhuriyeti” Avrupa Birliği dönem başkanı olduğunda, Rumların ve Türklerin ortak devleti olarak, kalıcı barışı özümsemiş bir şekilde dünya sahnesine çıkmış olacaktır.
Türklerin ve Rumların Denktaşgilleri bu durumu hazmetmekte güçlük çekecek, sabote etmek için eski oyunlara başvuracaklardır.
Türk tarafının çözüm iradesi, Rumların Denktaşgillerinin çok rahatsız olduğu enerji desteğiyle somut olarak da gösterilmiştir.

