Haberin Devamı
AKP kuruluşundan itibaren Kürt kökenli vatandaşları da temsil etmek için çaba gösterdi. Kürt kökenli siyasetçiler partide de hükümetlerde de önemli görevler aldı.
Dengir Mir Mehmet Fırat, AKP’de Genel Başkan’ın ardından ikinci kişi konumuyla etkin bir siyasetçi oldu. Fırat’ın bu görevde bulunmasının, AKP’nin Kürt kökenli vatandaşlar arasında DTP’ninkine yakın bir ağırlığa sahip olmasında etkili olduğu düşünülebilir.
Fırat, milletvekili ve parti yöneticisi olduğu sırada ticari faaliyetlere devam edişi hakkında ve nüfuz suiistimali yaptığına ilişkin iddialar karşısında tutarlı bir savunma yapamadı. Ancak bu tartışmanın en canlı olduğu sırada AKP ve Erdoğan, Fırat’a sahip çıktı, onu “harcamadı.”
Fırat’ın dün Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılmasının bu tartışmayla ilgisi olduğuna inanmak kolay değildir.
Bir diğer genel başkan yardımcısı olan Şaban Dişli de yine “iş” faaliyetleri ortaya çıkınca partisi tarafından kısa bir süre korunmuş, ancak o da partideki görevlerinden ayrılmak zorunda kalmıştı.
Böyle durumlarda parti içinde farklı gruplardan farklı tepkiler ortaya çıkabilir. Kuşkusuz bazı AKP’liler “Dişli ayrıldı Fırat neden duruyor” tavrı almıştır.
Fırat’ın son olarak bazı DTP’lilerle yemekte bir araya gelmesi de her türden “şahinler” tarafından eleştirilmişti. AKP’nin Kürt kökenli vekilleri ile DTP’lilerin bir diyalog sürecine girmeleri de bu görüşme sonrasında ortaya çıkan bir fikir olmuş, ancak yine “şahin” tepkiler bu girişimi durdurmuştu.
Fırat, köklü bir Kürt ailesinin önemli isimlerindendir. Kuşkusuz ki Başbakan Erdoğan’ın son “ya sev ya terk et” sözlerinden rahatsız olmuştur. Bu çok doğaldır. Çünkü Erdoğan’ın sözleri DTP’yi aşan bir ağırlıktadır.
Fırat’ın AKP yönetiminden ayrılmasını ya da ayrılmaya mecbur bırakılmasını geniş bir kitle “Kürtlerin AKP’den tasfiyesi” gibi görecektir. Bunun ilk sonucu da Güneydoğu’da DTP’nin elindeki büyük illerin belediyelerini almayı hedefleyen AKP yönetiminin hüsranı olacaktır.
“Ya sev ya terk et” radikal milliyetçilerin sokağı “ısıtmak” için kullandıkları sloganlardan biridir ve “Kürt düşmanlığı” kokmaktadır.
Fırat’ın AKP’nin en tepesindeki görevinden ayrılması, bu partide ciddi bir çözülmenin ilk işareti olarak görülebilir.
Siyasi partilerde çözülme böyle bir kıvılcımla başlar, yangına dönüşür ve o partiyi tüketir.

