Haberin Devamı
CHP Genel Başkanı Baykal da, Erdoğan’ın “ya sev ya terk et” tavrına tepki gösterdi ve doğru bir saptama yaptı: “Sen Başbakansın, kimseye git diyemezsin. Bir sorun varsa senin görevin onu çözmektir...”
Baykal bugüne kadar, hükümet ortağı oldukları ve başbakan yardımcısı gibi görevlerde bulunduğu dönemlerde de “sorun” ile ilgili herhangi bir çözüm girişiminde bulunmadı.
Durmuş saatin günde iki kez doğruyu göstermesi misali, bu kez önemli bir uyarıda bulunmuş olması yine de faydalıdır.
Baykal ve CHP de sorunun temellerine inmeksizin, bütün sorumluluğu askerin sırtına bırakan bir siyasetin izleyicileri arasındadır.
25 yılda birkaç kez “siyasi çözüm” fikrine yaklaşılmış olmasına rağmen her seferinde tekrar en başa dönülmesi bütün siyasi iktidarların suçudur.
25 yıl içinde terör örgütü üçüncü kuşaktan da kadro bulabiliyorsa, burada da suç, ülkeyi yönetmeyi başaramayan siyasilerdedir.
25 yılda 50 bin kayıp vermiş terör örgütünün, zaman zaman iddia edildiği gibi “belinin kırılamamış” olması üzerinde siyasiler düşünmek istemiyor.
PKK son olarak önemli bir güç gösterisinde bulundu, Başbakan’ın bazı Güneydoğu illerindeki gezilerini “zehir etti.”
Yeni Amerikan yönetimi, eğer Obama ekibinin daha önce açıkladığı gibi Irak’tan askerlerini hızla çeker ve bölgede fiilen bağımsız üç ayrı oluşuma yol verirse Türkiye’nin “iç” sorunu olan “Kürt sorunu” başka bir düzlemde konuşulmaya başlanacaktır.
Kürdistan, İsrail için düşman Arapların ortasında bir “ortak”, batılılar için Şiilerin arasında bir “güvence”, bir kısım için de “ahlaken varolması gereken” bir devlet olacaktır.
Bu süreçte de dünya, Türkiye’nin içindeki Kürt sorunu ile, Kuzey Irak açısından daha fazla ilgilenecektir. Bu aşamada ABD ile Avrupa’nın ve Rusya’nın çıkış noktaları farklı olsa da ortak bakış açısı, Türkiye’nin “Kürt sorunu”nun Kuzey Irak’a zarar vermeden çözülmesi olacaktır.
Bu sürecin adı “çözemezsen çözmeye gelirler”dir ve dünyanın çeşitli köşelerinde yaşanmıştır.
Ankara ise hâlâ bu sürecin farkında değil.
“Ya sev ya terk et” diye tepki göstermek, “ne haliniz varsa görün” kayıtsızlığının bir türüdür.
AKP hükümeti de kendisinden önceki siyasi iktidarlardan farklı bir siyaset geliştiremedi, en kolay yolu tercih etti.
AKP hükümetini gerçekten zorlayacak bir muhalefet baskısı yok, çünkü hepsi yine “askere bırakalım onlar düşünsün” noktasında birleşti.

