Avrupa Birliği'nin en büyük genişlemesi, on yeni üyenin imza töreniyle başladı. Türkiye de bu töreni buruk ve moralsiz bir şekilde izledi. Şimdi Türkiye açısından en önemli ve en değerli bir yıl için saatler çalışmaya başladı. Bu bir yılda Türkiye'nin dümenlerini ellerinde tutanların dümenleri çevirecekleri yön, gelecek 50-100 yılı belirleyecek.
Türkiye başarabilir
Avrupa Birliği'nin on yeni üyesinin üyelikleri Mayıs 2004'te başlayacak. Yine Mayıs 2004'te Türkiye için "son" rapor yazılacak. Bu rapora göre 2004 yılı sonunda Türkiye ile Avrupa Birliği arasında tam üyelik görüşmeleri başlayacak. Ya da başlamayacak. Avrupa'da, Türkiye'nin AB üyeliği için gerekli hukuki, siyasi ve ekonomik düzeye hiçbir zaman ulaşamayacağına inanan siyasiler ve güçler vardır. Bunlar arasında Türkiye'nin toplumsal potansiyellerini tehlike olarak görenler de vardır, AB'nin bir "Hıristiyan kulübü" olarak kalmasını isteyenler de vardır. Türkiye bu bir yıl içinde, hukuki ve toplumsal kriterlerin tümünü tamamlayabilir. En çok eleştiri konusu olan "uygulama sakatlıkları" da düzeltilebilir.
Kıbrıs bir yılda çözülürse...
Bunun gerçekleşmesi hükümetin elindedir, hükümetin kararlılığına bağlıdır. Hükümet bu yolda hızlı hareket etmek için kamuoyu desteğini de kolayca harekete geçirebilir. Türk kamuoyu bütün bunlara hazırdır. Kamuoyu, Kıbrıs sorununa ilişkin kilitlenmenin Türkiye'nin ve Kıbrıslı Türklerin aleyhine olduğunu da görmüştür. Hükümet, Kıbrıs konusunda birkaç ay önce başladığı "yapıcı" girişimleri anlaşılmaz ya da anlaşılır olarak durdurmuştu. Dümen yine Denktaş'a teslim edilince de önemli bir fırsat kaçırıldı. Yine de Türkiye'nin çabalarıyla Kıbrıs konusunda AB'nin destekleyeceği bir çözüme yönelme yolu kapanmamıştır.
Ankara'ya bağlı...
Bunun için de süre bir yıldır. Bu bir yılda Kıbrıs'ta çözümün sağlanması Avrupa Birliği üyeliğinin de yolunu açacaktır. Bir yıl hem uzun bir zaman dilimidir, hem de çok kısa bir zaman dilimi. Uzunluğu ya da kısalığı içine sığdırılan "iş" ve "eser"lere bağlıdır. Ankara yine "abesle iştigal" etme alışkanlığına dönerse bu bir yıl anlamsız ve sonuçsuz tartışmalarla biter gider. "Asıl" meseleler hızlı ve "verimli" bir şekilde tartışılırsa da, bu bir yıla çok şey sığar.
Çok önemli ve değerli bir yıl
Avrupa Birliği'nin en büyük genişlemesi, on yeni üyenin imza töreniyle başladı. Türkiye de bu töreni buruk ve moralsiz bir şekilde izledi
Haberin Devamı

