Çok garip bir olay

Haberin Devamı

Ankara’da birkaç gün önce meydana gelen, tartışması hâlâ süren bir olay “Orada neler oluyor” diye sormamızı zorunlu kıldı.

Anayasa Mahkemesi Başkanvekili bir aracın kendisini izlediğinden kuşkulanır. Ortaya çıkar ki araç gerçekten izleme için kullanılmaktadır ve Emniyet’e aittir.

İlk reski açıklamaya göre araç başka bir görev yapmaktadır, Osman Paksüt “yanlış” bir izlenim almıştır. Ama biraz daha anlatıldıkça, Paksüt’ün kuşkusunda haksız olmadığı anlaşılır. Paksüt iki aydır aynı tür araçlarla izlendiği kanısındadır.

***


Anayasa Mahkemesi Başkanvekili’nin böyle bir kuşkuya durup dururken kapılması mümkün olmadığına göre Ankara’daki “siyasi mücadele tarzı” konusunda bilmediğimiz bir şeyler olduğunu düşünebiliriz.

Resmi açıklamaların üslubuna bakacak olursak Ankara’da “birilerinin” başka birilerini izleyip dinlemesinin “doğal” olduğunu düşünmek durumunda kalacağız.

Nitekim, önceki yıllarda Genelkurmay’da Emniyet’in bir “köstebeği” nin yakalandığını, devletin farklı kurumlarının birbirlerini “dinleme” konusunda suçladığını da bu vesileyle hatırlamış olduk.

***


Anayasa Mahkemesi Başkanvekili, AKP hakkında kapatma davasının açılmasının ardından neder izlenir, neden dinlenir?

Bu sorunun bir tek cevabı var: Birileri Anayasa Mahkemesi’ndeki eğilimi bilmek istiyor. Bu “birileri”nin kim olduğunu bilemeyiz. Ama Emniyet’e ait bir izleme aracı kullanıldıysa bu “birileri” alt kademeden kişiler olamaz.

Böyle bir izleme ve dinleme yapıldıysa, ki Anayasa Mahkemesi Başkanvekili bundan son derece emin olarak konuşuyor, bunu ancak üst düzeyde bazı “kamu görevlileri” istemiş ve yaptırmış olabilir.

***


Bu garip olay, Ankara’da yaşayan ve birbirleriyle kendi savaşlarını sürdürenlerin nasıl bir hava içinde olduklarını da gösteriyor.

İçişleri Bakanı olayın soruşturulacağını açıkladı. Soruşturma ne zaman yapılır, ne kadar bir sürede sonuçlanır, tabii ki bunları bilmek mümkün değil. Çünkü soruşturma tamamlanana kadar büyük olasılıkla AKP’nin kapatma davası sonuçlanmış olur, bu “küçük olay” da unutulur gider.

Kendi savaşlarına, kendi çekişmelerine kapanmış, dünyadan ve ülkesinden uzaklaşmış bir “Ankara” nın ülkeyi yönetmekteki ehliyetinin sürekli olarak aşınmasına şaşırmamak gerekiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR