Çok ayıp oldu

Haberin Devamı

CHP’nin ve Genel Başkanı’nın herhangi bir tavrıyla ilgili bir eleştiriye büyük tepki geliyor. Tepkilerin bazısı “CHP’nin AKP’nin karşısındaki tek siyasi güç olması dolayısıyla eleştirilmemesi gerektiği” görüşünden kaynaklanıyor.

AKP’nin demokrasiye zarar verdiğini söyleyen CHP’nin demokratlığı konusunu açmak istemeyenlerin bazıları bu partinin hâlâ sol bir parti olduğunu düşünüyorlar. Belki de bu kanaati sadece bir umut olarak koruyorlar.

***


Dersim olayındaki devlet politikasını olumlu bir örnek olarak gösterenlerin, Ermeni kökenli olmanın kötü bir şey olduğunu söyleyenlerin bulunduğu CHP’nin demokratlığını ve solculuğunu tartışmak gerekli değildir, şarttır. Tartışılmadığı sürece de “sol”u devletçilik ve zaman zaman yabancı düşmanlığına kayan bir milliyetçilik olarak anlayanların düştükleri yanlış ortaya çıkmaz.

Bunların hatırlatılmasına kim ne tepki gösterirse göstersin, CHP anayasa paketi görüşmesinin sonunda “kendini aştı” ve 12 Eylül darbesine ve askeri yönetimin uygulamalarına sahip çıkan bir tavır sergiledi.

AKP’nin bu konuda da samimi olmadığını düşünebilirsiniz, bunu söyleyebilirsiniz, ama 12 Eylül askeri diktatörlüğünü savunur bir tavır alamazsınız. Tabii eğer hâlâ kendinize solcu, sosyal demokrat diyorsanız.

***


AKP’nin samimiyeti başka bir konudur; samimiyetsiz de olabilir, ama CHP bu konuda kendi tavrını, demokrat tavrını gösterememiştir. Örneğin sadece bu maddeye olumlu oy kullanarak 12 Eylül konusunda açık bir tepki verebilirdi, ama yapmadı ve oturumda daha önceki gibi bağırış çağırışlarla “kendini gösterdi.”

MHP’liler bu meselede daha samimi davrandı. Hatırlanacaktır, 12 Eylül yönetiminin yargıladığı MHP’nin lideri Türkeş, “fikirlerimiz iktidarda biz ise buradayız” demişti. MHP’liler tutarlı davrandılar ve 12 Eylül yöneticilerini koruyan maddenin kalkmasına karşı oy verdiler.

***


Bazıları diyecektir ki, “bu geçici maddenin kalkması bir işe yaramayacak çünkü zaman aşımı dolayısıyla 12 Eylül yöneticileri yargı önüne çıkarılamayacaktır.” Olabilir, bazı hukukçular böyle düşünüyor, bazıları ise yargılanabileceklerini söylüyor. Ne olursa olsun; Türkiye’nin Büyük Millet Meclisi’nde “kendisini kapatan,” mensuplarını hapse atan bir yönetimi koruyan hükmü anayasadan çıkaracak teklif maddesinin büyük bir oy çokluğuyla geçmesinin manevi bir anlamı vardı.

Ama CHP için yokmuş. Bunu bile yapamadıkları halde yarınki 1 Mayıs kutlamasında CHP pankartı da açılacak, faşizmi savunan parti yönetimine rağmen CHP’nin solculuğuna inanmış olanlar bu pankart altında daha çok demokrasi isteyecek. Neyse ki onlar var.

DİĞER YENİ YAZILAR