Çocuklar ve kitaplar

13 yaşındaki oğlum maalesef kitap okumuyor. Ana-baba kitap hastası olan bir ailede çok üzücü bir durum. Ben, çocuğumu hiçbir şeye zorlamıyorum

Haberin Devamı

Bir mektup: "13 yaşındaki oğlum maalesef kitap okumuyor. Ana-baba kitap hastası olan bir ailede çok üzücü bir durum. Ben, çocuğumu hiçbir şeye zorlamıyorum. Ama alışverişe gittiğimde (ki her zaman bir kitabevine uğramadan eve dönmem) ona çok güzel gençlik kitapları alıp hediye ediyorum. Yüzüne dahi bakmıyor. Varsa yoksa TV ve bilgisayar. Bazen şunu düşünüyorum: Ben de onun yaşında iken (Kerime Nadirleri, Mayk Hammer'leri yutmuştum) TV ve bilgisayar olsaydı kitap okumaz mıydım? Acaba çocuğumu kitaba alıştırmak için ne yapmalıyım?"

Çok zor bir soru... İstanbul Ticaret Odası için yapılmış "Okuma Alışkanlığı" başlıklı bir araştırma var. Bu araştırmadan birkaç sonucu aktaralım:

* Düzenli olarak gazete okuyanların oranı yüzde 39,3

* Düzenli olarak okumayanların oranı yüzde 60,7.

* Ne sıklıkta gazete okuyorsunuz sorusuna verilen cevaplara bakıldığındaysa gerçekten düzenli ve sürekli gazete okuyanların oranı yüzde 10'a iniyor.

* Yüzde 30'un gazete okuma sıklığı "haftada üç günden az", yani bir yerde görürse "şöyle bir bakıyor".

Üniversite mezunları...
Kitap okur musunuz sorusunun cevabı:

* Evet diyenler yüzde 31,5.

* Hayır diyenler yüzde 68,5.

Bu araştırmaya katılanlar arasında üniversite mezunlarının oranı yüzde 33,5'tir, yani onlar bile "pek" kitap okumuyor. Çünkü diğer sorulardan da anlaşılıyor ki, ayda bir ya da daha fazla kitap okuyanların oranı aslında yüzde 24'ünaltındadır. "Kitap okurum" diyenlerin önemli bir bölümü "yılda bir kitap filan" okumaktadır. Tabii ki evlerde TV izlemeye daha çok zaman ayrılması, bilgisayar gibi özellikle gençleri çok meşgul eden bir olanağın ortaya çıkması, okumaya ayrılan zamanı azaltmaktadır. Ama bu derecede düşük olmasını bunlar açıklamaz. Okullarda, temel eğitimin ilk sınıflarından itibaren okumayı, her türlü okumayı (Türkiye'de yanlış bir şekilde zararlı olduğu sanılan çizgi romanlar dahil) teşvik eden bir sistem getirilmedikçe bu geriliğimizi gidermek mümkün değildir.

Kronik hastalık...
"Çocuğum kitap okuyacağına dersini çalış" diyen ana-babaların mantıklarındaki yanlışlık izah edilip gösterilmedikçe bu "geri"lik durumu daha da gerilere doğru gidecektir. Sadece ana-babanın kitap okuru olmasının çocukların da okur yazar olmalarına yetmediği birçok çalışmada kanıtlanmıştır. Çocukların bulundukları bütün çevrelerde, öncelikle de okulda kitap okuyanların çok olması gerekir ki bu eğilim değişsin. Kitabın, okumanın kötü ve zararlı bir şey olduğunu kafalara kakma yolunda Türkiye'de yıllardır, on yıllardır çaba gösterip duranlar ne yazık ki başarısız değil, başarılı olmuşlardır. Türkiye'nin okuma azlığı utancı onlar ve onların bu yıkıcı çabaları sayesinde kronik bir hastalık olarak varlığını sürdürmektedir.

DİĞER YENİ YAZILAR